
Son güncelleme: 29 Eylül 2026
Vasi tayini, kendi işlerini gereği gibi yürütemeyen veya hukuken korunması gereken kişinin kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerinin korunması amacıyla mahkeme tarafından uygun bir kişinin vasi olarak atanmasıdır.
Vesayet kurumu yalnız ileri yaştaki veya ağır hastalığı bulunan kişiler bakımından uygulanmaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, bağımlılık, malvarlığının kötü yönetilmesi, velayet altında bulunmayan küçükler ve Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen diğer durumlarda da vesayet gündeme gelebilir.
Kısa cevap: Vasi tayini için kural olarak vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulur. Mahkeme kısıtlama sebebini araştırır; gerekli hallerde resmi sağlık kurulu raporu alır, ilgili kişiyi ve vasi adayını değerlendirir ve şartların oluşması halinde vasi atanmasına karar verir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama kararı resmi sağlık kurulu raporu olmadan verilemez.
Bir kişinin hasta, yaşlı veya günlük yaşamında yardıma ihtiyaç duyması tek başına otomatik olarak vasi atanması sonucunu doğurmaz. Mahkeme, kişinin kendi işlerini yönetebilme durumunu ve vesayet tedbirinin gerçekten gerekli olup olmadığını somut olayın özelliklerine göre değerlendirir.
Vasi atanması da vasiye sınırsız yetki vermez. Taşınmaz satışı, bazı dava ve sulh işlemleri, mirasın paylaşılması, mirasın kabulü veya reddi ve kanunda sayılan diğer önemli işlemler bakımından ayrıca mahkeme izni gerekebilir.
Vasi Tayini Nedir?
Vasi tayini, vesayet altına alınması gereken kişinin hukuki, kişisel ve ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla mahkeme tarafından uygun bir kişinin yasal temsilci olarak atanmasıdır.
Türk Medeni Kanunu'ndaki vesayet sistemi yalnız kişinin malvarlığını korumaya yönelik değildir. Gerektiğinde kişinin bakımının, kişisel menfaatlerinin ve hukuki işlemlerinin de korunması amaçlanır.
Vasi; vesayet altındaki kişinin haklarını korur, malvarlığını yönetir, gerekli hukuki işlemleri gerçekleştirir ve mahkeme izni gereken işlemler bakımından vesayet makamına başvurur. Vasi ayrıca yaptığı yönetim işlemlerinin hesabını tutmak ve kanunda öngörülen denetime tabi olmak zorundadır.
Bu nedenle vesayet sistemi, vasinin kısıtlının malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabileceği bir sistem değildir. Vasi bütün işlemlerinde vesayet altındaki kişinin menfaatini esas almak ve kanundaki yetki sınırlarına uymak zorundadır.
Vasi Ne Demektir?
Vasi, vesayet makamı tarafından atanan ve vesayet altındaki kişinin kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini korumakla görevlendirilen yasal temsilcidir.
Vasi olmak yalnız banka, tapu veya resmi kurum işlemlerini yapmak anlamına gelmez. Vasi; kişinin malvarlığını özenle yönetmek, gelir ve giderlerini takip etmek, gerektiğinde onu hukuki işlemlerde temsil etmek, önemli işlemlerde gerekli izinleri almak ve vesayet makamına hesap vermekle yükümlüdür.
Bu nedenle vasilik hem hukuki hem de mali sorumluluk doğuran bir görevdir.
Vasi Tayini 5 Adımda Nasıl Yapılır?
Vasi tayini süreci her dosyada aynı şekilde ilerlemese de temel yapı şu şekilde özetlenebilir:
| Aşama | İşlem |
|---|---|
| 1. Vesayet sebebinin belirlenmesi | Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, savurganlık, bağımlılık, ağır hastalık veya diğer kanuni sebep belirlenir. |
| 2. Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru | Kural olarak vesayet altına alınması istenen kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulur. |
| 3. Delillerin ve sağlık durumunun incelenmesi | Gerekli hallerde resmi sağlık kurulu raporu, nüfus kayıtları ve diğer belgeler toplanır. |
| 4. Kişi ve vasi adayının değerlendirilmesi | Kanunun öngördüğü hallerde kişi dinlenir ve vasi adayının göreve uygunluğu araştırılır. |
| 5. Kısıtlama ve vasi atanması | Şartların oluşması halinde mahkeme kısıtlama kararı verir ve uygun kişiyi vasi olarak atar. |
Vasi atanmasından sonra yapılacak işlemin niteliğine göre ayrıca vesayet makamından veya hem vesayet hem de denetim makamından izin alınması gerekebilir.
Vasi, Kayyım ve Yasal Danışman Arasındaki Fark Nedir?
Vasi, kayyım ve yasal danışman aynı kurum değildir. Her biri farklı bir koruma ihtiyacına cevap verir.
| Kurum | Temel İşlev |
|---|---|
| Vasi | Vesayet altındaki kişinin kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerini genel olarak korur ve onu temsil eder. |
| Kayyım | Belirli bir işin görülmesi, belirli bir malvarlığının yönetilmesi veya temsil çatışmasının çözülmesi amacıyla atanır. |
| Yasal danışman | Kişinin tamamen vesayet altına alınmasının gerekli olmadığı ancak bazı işlemlerde desteğe ihtiyaç duyduğu durumlarda gündeme gelir. |
Bu ayrım özellikle önemlidir. Her koruma ihtiyacının mutlaka tam vesayet ve vasi atanması yoluyla çözülmesi gerekmez. Somut durumda kişinin hangi ölçüde korunmaya ihtiyaç duyduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Kimlere Vasi Atanabilir?
Türk Medeni Kanunu vesayeti gerektiren farklı sebepler düzenlemiştir. Vesayetin gerekli olup olmadığı her kişi bakımından ayrı değerlendirilir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kendi işlerini göremeyen kişiler, korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duyanlar, savurganlık veya bağımlılık nedeniyle kendisini veya ailesini ekonomik tehlikeye düşüren kişiler, velayet altında bulunmayan küçükler ve kanunda öngörülen diğer kişiler bakımından vesayet gündeme gelebilir.
Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin kişi de kanundaki şartlar çerçevesinde kendi isteğiyle kısıtlanmasını talep edebilir.
Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vasi Tayini
Türk Medeni Kanunu m. 405 uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kendi işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma ihtiyaç duyan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişinin kısıtlanması gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca belirli bir hastalığın teşhis edilmiş olması kişinin otomatik olarak vesayet altına alınması için yeterli değildir. Mahkemenin değerlendirdiği temel mesele, hastalığın kişinin kendi işlerini yönetme ve hukuki işlemlerinin sonuçlarını değerlendirme yeteneği üzerindeki etkisidir.
Kişinin ekonomik işlemleri anlayıp anlayamadığı, malvarlığını yönetip yönetemediği, yaptığı işlemlerin sonuçlarını kavrayabilip kavrayamadığı ve sürekli bakım veya korunmaya ihtiyaç duyup duymadığı değerlendirmede önem taşıyabilir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama kararı bakımından resmi sağlık kurulu raporu özel önem taşır.
Alzheimer veya Demans Hastasına Vasi Atanabilir mi?
Alzheimer ve diğer demans türleri vasi tayini başvurularında uygulamada sık karşılaşılan sağlık sorunları arasındadır. Bununla birlikte Alzheimer veya demans teşhisi kişinin otomatik olarak vesayet altına alınması anlamına gelmez.
Hastalığın kişinin karar verme yeteneğine, ekonomik işlerini yönetmesine, banka ve taşınmaz işlemlerinin sonuçlarını anlayabilmesine ve kendi menfaatlerini koruyabilmesine etkisi değerlendirilir.
Özellikle banka hesabı, taşınmaz, kira geliri, şirket payı veya başka malvarlığı bulunan ancak bu işlemleri artık sağlıklı biçimde yönetemeyen kişiler bakımından vesayet ihtiyacı daha belirgin hale gelebilir.
Alzheimer Hastasına Vasi Tayini Nasıl Yapılır?
Alzheimer veya demans nedeniyle vasi tayini isteniyorsa başvuru vesayet altına alınması istenen kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır.
Mahkeme kişinin sağlık durumuna ilişkin mevcut belgeleri incelemekle birlikte, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama bakımından Türk Medeni Kanunu m. 409 gereğince resmi sağlık kurulu raporuna dayanır. Hastalığın yalnız teşhisi değil, kişinin kendi işlerini yönetme kapasitesine etkisi değerlendirilir.
Bu nedenle Alzheimer dosyalarında mevcut hastane kayıtları, nöroloji veya psikiyatri takipleri ve kişinin günlük ve ekonomik işlerini yönetme durumunu gösteren bilgiler önem taşıyabilir.
Yaşlılık ve Ağır Hastalık Nedeniyle Vasi Tayini
Yaşlılık tek başına vasi atanması sebebi değildir. İleri yaşta olmak kişinin hukuki işlem yapma veya kendi malvarlığını yönetme yeteneğini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Türk Medeni Kanunu m. 408 uyarınca yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin kişi kendi isteğiyle kısıtlanmasını talep edebilir.
Bu düzenlemede kişinin iradesi ve kendi işlerini yönetme güçlüğü birlikte önem taşır.
Savurganlık, Bağımlılık ve Malvarlığının Kötü Yönetilmesi Nedeniyle Vasi Tayini
Türk Medeni Kanunu m. 406 kapsamında savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığının kötü yönetilmesi nedeniyle kişinin kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve sürekli korunma veya bakıma ihtiyaç duyması halinde kısıtlama gündeme gelebilir.
Kişinin yalnızca ekonomik açıdan kötü bir karar vermiş olması, yatırımında zarar etmesi veya ailesiyle para konusunda anlaşmazlık yaşaması tek başına vesayet sebebi değildir. Kanunun aradığı şartların somut olayda oluşması gerekir.
Bu sebeple verilecek kısıtlama kararında kişinin dinlenmesine ilişkin kanuni usul de dikkate alınır.
Hapis Cezası Nedeniyle Vasi veya Kayyım Atanması
Hapis cezasına ilişkin vesayet sistemi 2024 yılında değiştirilmiştir. Bu nedenle internette halen bulunan “bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezası alan herkes kısıtlanır” şeklindeki eski bilgi güncel değildir.
Güncel Türk Medeni Kanunu m. 407 uyarınca kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişi kendi isteği üzerine kısıtlanabilir veya kendisine kayyım atanabilir.
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı söz konusu olduğunda ise kişinin talebi olmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlama kararı verilebilir.
Mahkeme karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Dolayısıyla güncel değerlendirmede eski bir yıllık ceza ölçütünün kullanılmaması gerekir.
Velayet Altında Bulunmayan Küçüğe Vasi Atanması
Türk Medeni Kanunu'na göre velayet altında bulunmayan küçük vesayet altına alınır. Yetkili makamlar böyle bir durumu öğrendiklerinde vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
Bu durumda vesayet makamı küçüğün kişisel ve malvarlığına ilişkin menfaatlerinin korunması amacıyla uygun bir vasi atar.
Vasi Tayini Nasıl Yapılır?
Vasi tayini talebi vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilir. Başvuruda vesayet altına alınması istenen kişinin kimlik ve yerleşim yeri bilgileri, vasi tayininin sebebi, mevcut sağlık belgeleri, önerilen vasi adayının bilgileri ve vesayet ihtiyacını ortaya koyan diğer belgeler sunulabilir.
Mahkeme dosyanın niteliğine göre resmi sağlık kurulu raporu alabilir, ilgilinin dinlenmesine karar verebilir, yakınların veya tanıkların beyanlarını değerlendirebilir ve resmi kurumlara müzekkere yazabilir.
Mahkeme kısıtlama şartlarının oluştuğu kanaatine varırsa kısıtlama kararı verir ve görevi yapabilecek uygun kişiyi vasi olarak atar.
Vasi Tayini İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?
Türk Medeni Kanunu'na göre vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi, denetim makamı ise Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Yer bakımından yetkili vesayet makamı kural olarak vesayet altına alınması istenen kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Dolayısıyla vasi adayının kendi ikametgahından çok, vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yeri esas alınır.
Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi de kanunda ayrıca izin gereken işlemler arasında düzenlenmiştir.
Vasi Tayini İçin Sağlık Kurulu Raporu Gerekir mi?
Her vasi tayini başvurusunda aynı sağlık raporu süreci uygulanmaz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama talep ediliyorsa Türk Medeni Kanunu m. 409 gereğince kısıtlama kararı resmi sağlık kurulu raporu üzerine verilir. Bu nedenle Alzheimer, demans veya kişinin zihinsel yetilerini etkileyen başka bir hastalık nedeniyle yapılan başvurularda sağlık kurulu raporu sürecin merkezindedir.
Savurganlık, bağımlılık, kötü yönetim veya kişinin kendi talebi üzerine kısıtlanması gibi diğer vesayet sebeplerinde ise aynı rapor zorunluluğu otomatik biçimde uygulanmaz; ilgili kanuni sebebin şartları ayrıca değerlendirilir.
Sağlık Raporu Olmadan Vasi Tayini Yapılabilir mi?
Sorunun cevabı vasi tayininin hukuki sebebine göre değişir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama kararı resmi sağlık kurulu raporu olmadan verilemez. Türk Medeni Kanunu m. 409 bu konuda özel bir düzenleme içermektedir.
Buna karşılık bütün vesayet sebepleri akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanmadığı için her vasi tayini dosyasında aynı raporun bulunması zorunlu değildir.
Vasi Tayini İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Vasi tayini için gerekli belgeler başvurunun sebebine göre değişir. Uygulamada kişinin kimlik ve adres bilgileri, varsa mevcut sağlık raporları ve hastane kayıtları, vesayet ihtiyacını gösteren belgeler ve önerilen vasi adayına ilişkin bilgiler dosyaya sunulabilir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan başvurularda mevcut sağlık belgeleri başlangıç bakımından faydalı olmakla birlikte, kanunun aradığı resmi sağlık kurulu raporu yargılama sürecinde ayrıca önem taşır.
Savurganlık, bağımlılık veya malvarlığının kötü yönetilmesine dayanan dosyalarda ise iddianın niteliğine göre mali kayıtlar, icra dosyaları, banka hareketleri veya diğer deliller gündeme gelebilir.
Kimler Vasi Olabilir?
Türk Medeni Kanunu m. 413 uyarınca vesayet makamı, vasilik görevini yapabilecek yetenekte bulunan bir ergini vasi olarak atar.
Haklı bir engel bulunmadıkça, vesayet altına alınacak kişinin eşi veya yakın hısımları atamada öncelikle değerlendirilebilir. Mahkeme kişisel ilişkileri, yerleşim yerlerinin yakınlığını ve vasi adayının görevi fiilen yerine getirip getiremeyeceğini dikkate alır.
Vesayet altına alınacak kişinin veya ana ve babasının gösterdiği kişi de haklı sebepler engel olmadıkça değerlendirilir.
Bununla birlikte aileden bir kişinin vasi olarak önerilmiş olması mahkemenin mutlaka o kişiyi atamak zorunda olduğu anlamına gelmez. Esas olan vesayet altındaki kişinin menfaatidir.
Avukat Vasi Olarak Atanabilir mi?
Kanunda avukatların vasi olmasını genel olarak yasaklayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Vasilik için aranan şartları taşıyan bir avukat da somut olayın özelliklerine göre vasi olarak atanabilir.
Ancak mahkeme açısından belirleyici olan kişinin mesleğinden çok, görevi yerine getirme yeterliliği, vesayet altındaki kişiyle ilişkisi, menfaat çatışmasının bulunup bulunmadığı ve atamanın kısıtlının yararına olup olmadığıdır.
Kimler Vasi Olamaz?
Türk Medeni Kanunu vasi atanmasına engel oluşturan durumları ayrıca düzenlemektedir.
Kısıtlı kişiler, kamu hizmetinden yasaklı kişiler, vesayet altındaki kişiyle önemli ölçüde menfaat çatışması veya aralarında ciddi husumet bulunan kişiler ve ilgili vesayet dairelerinde görev yapan hakimler vasi olarak atanamaz.
Vasi adayının hukuken engeli bulunmasa dahi görevi fiilen yerine getirebilecek durumda olup olmadığı mahkeme tarafından ayrıca değerlendirilir.
Vasinin Görev ve Yetkileri Nelerdir?
Vasi, vesayet altındaki kişinin kişisel ve ekonomik menfaatlerini korumakla yükümlüdür. Malvarlığını yönetir, gelir ve giderleri takip eder, gerektiğinde kişiyi hukuki işlemlerde temsil eder ve mahkeme izni gereken konularda vesayet makamına başvurur.
Vasi yönetimle ilgili hesap tutmak ve vesayet makamının belirlediği tarihlerde hesap ve rapor sunmak zorundadır. Malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmesi gerekir.
Vasinin yetkileri sınırsız değildir. Bazı işlemleri doğrudan yapabilirken bazı işlemler için Sulh Hukuk Mahkemesinden, bazı işlemler için ise ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinden izin alınması gerekir.
Vasi Hangi İşlemleri Tek Başına Yapabilir, Hangi İşlemlerde İzin Gerekir?
Vasinin yetkisi yapılacak işlemin niteliğine göre değişir. Özellikle malvarlığı üzerinde önemli sonuç doğuran işlemlerde önceden izin gerekliliği kontrol edilmelidir.
| İşlem | Genel Durum |
|---|---|
| Günlük ve olağan malvarlığı yönetimi | Vasi görev ve yetkisi kapsamında yürütülebilir. |
| Taşınmaz satın alınması | Vesayet makamı izni gerekir. |
| Taşınmaz satılması | Vesayet makamı izni gerekir. |
| Taşınmazın rehnedilmesi | Vesayet makamı izni gerekir. |
| Olağan yönetim dışındaki önemli taşınırların satışı | Vesayet makamı izni gerekir. |
| Ödünç alma veya verme | Vesayet makamı izni gerekir. |
| Bazı dava, sulh, tahkim ve konkordato işlemleri | Kanundaki şartlara göre vesayet makamı izni gerekir. |
| Mirasın paylaşılması ve miras payının devri | Vesayet makamı izni gerekir. |
| Mirasın kabulü veya reddi | Vesayet makamı ve denetim makamı izni gerekir. |
| Miras sözleşmesi | Vesayet makamı ve denetim makamı izni gerekir. |
| Vasi ile kısıtlı arasında sözleşme | Vesayet ve denetim makamı izni gerekir. |
Her işlem kendi hukuki niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Vasi Taşınmaz Satabilir mi?
Vasi, vesayet altındaki kişinin taşınmazını yalnız kendi kararıyla serbestçe satamaz.
Türk Medeni Kanunu m. 462 uyarınca taşınmazların satın alınması, satılması, rehnedilmesi ve üzerlerinde başka bir ayni hak kurulması için vesayet makamının önceden izni gerekir.
Bu nedenle vasi atanmış olması, vasinin kısıtlının evi, arsası, işyeri veya başka bir taşınmazı üzerinde sınırsız tasarruf yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez.
Mahkeme izin değerlendirmesinde yapılacak işlemin vesayet altındaki kişinin menfaatine uygun olup olmadığını dikkate alır.
Gayrimenkule ilişkin uyuşmazlıklar hakkında Gayrimenkul ve İnşaat Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Vasi Banka Hesabından Para Çekebilir mi?
Vasinin banka hesabı üzerinde işlem yapabilmesi, vesayet kararının kapsamına, işlemin niteliğine ve kısıtlının menfaatine göre değerlendirilir.
Kısıtlının günlük ihtiyaçlarının karşılanması ve malvarlığının olağan yönetimi kapsamında bazı bankacılık işlemleri vasi tarafından yürütülebilir. Bununla birlikte banka, mahkeme kararını ve yetki belgelerini inceleyebilir; olağan yönetimi aşan veya önemli malvarlığı sonucu doğuran işlemler bakımından mahkeme izni gündeme gelebilir.
Bu nedenle vasi, vesayet altındaki kişinin parasını kendi malvarlığı gibi kullanamaz.
Vasi Mirası Kabul veya Reddedebilir mi?
Vasi, vesayet altındaki kişi adına mirası kendi kararıyla serbestçe kabul veya reddedemez.
Türk Medeni Kanunu m. 463 kapsamında mirasın kabulü veya reddi, vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektiren işlemler arasındadır.
Bu nedenle kısıtlı adına mirasın reddedilmesi veya kabul edilmesi söz konusu olduğunda süreler ve gerekli izinler birlikte değerlendirilmelidir.
Miras hukuku uyuşmazlıkları hakkında ayrıntılı bilgi için Miras Avukatı | Miras Davaları ve Miras Hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Vasinin Mahkemeden İzin Alması Gereken İşlemler
Türk Medeni Kanunu m. 462 belirli işlemler için vesayet makamının iznini aramaktadır. Bunlar arasında taşınmazların alımı, satımı ve rehnedilmesi; olağan yönetim dışındaki önemli malvarlığı işlemleri; ödünç verme veya alma; kambiyo taahhüdü altına girme; bazı uzun süreli kira işlemleri; kanundaki istisnalar dışında dava açma ve sulh olma; mirasın paylaşılması ve miras payının devri gibi işlemler bulunmaktadır.
Ayrıca eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirme ile vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi gibi işlemler de kanunda izin sistemine bağlanmıştır.
İşlem yapılmadan önce yapılacak tasarrufun olağan yönetim kapsamında mı kaldığı yoksa vesayet makamının iznine mi tabi olduğu belirlenmelidir.
Denetim Makamının da İznini Gerektiren İşlemler
Bazı işlemlerde Sulh Hukuk Mahkemesinin izni tek başına yeterli değildir. Türk Medeni Kanunu m. 463 kapsamında önce vesayet makamının, ardından denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin izni gerekir.
Mirasın kabulü veya reddi ve miras sözleşmesi, işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluk doğuran ortaklığa girilmesi veya önemli sermaye ile şirkete ortak olunması ve vasi ile vesayet altındaki kişi arasında sözleşme yapılması bu işlemler arasında yer almaktadır.
Bu nedenle vasi adına düzenlenmiş genel bir mahkeme kararı her işlem bakımından yeterli yetki oluşturmayabilir.
Mahkeme İzni Alınmadan İşlem Yapılırsa Ne Olur?
Kanunen izin gereken bir işlemin gerekli izin alınmadan yapılması işlemin hukuki geçerliliği ve vasinin sorumluluğu bakımından ciddi sorunlar doğurabilir.
Özellikle taşınmaz satışı, miras işlemleri, dava ve sulh işlemleri ile şirket veya işletmeye ilişkin önemli işlemlerde izin gerekliliğinin işlemden önce değerlendirilmesi gerekir.
Vasi açısından doğru yöntem, işlem gerçekleştikten sonra izin aramak değil, işlemin hangi izin rejimine tabi olduğunu önceden belirlemektir.
Vasi ile Kısıtlı Arasında Menfaat Çatışması Olursa Ne Olur?
Vasinin görevi vesayet altındaki kişinin menfaatlerini korumaktır. Ancak belirli bir hukuki işlem veya davada vasi ile kısıtlının menfaatleri karşı karşıya gelebilir.
Türk Medeni Kanunu m. 426 uyarınca yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaatinin çatışması halinde temsil kayyımı atanması gündeme gelir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.01.2026 tarihli, E. 2025/10820, K. 2026/580 sayılı kararında da yasal temsilci ile temsil olunan arasında menfaat çatışması bulunan hallerde temsil kayyımı kurumunun uygulanmasına ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
Bu nedenle özellikle aile içi malvarlığı uyuşmazlıkları, miras, taşınmaz veya tarafların birbirine karşı dava açması gereken durumlarda mevcut vasi atanmış olsa dahi ayrıca kayyım gerekip gerekmediği incelenmelidir.
Yargıtay Uygulamasında Sağlık Raporu ve Vasi Tayini
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayanan vesayet dosyalarında resmi sağlık kurulu raporu yalnız şekli bir belge değildir. Raporun kişinin sağlık durumunun hukuki işlem ve yönetim kapasitesi üzerindeki etkisini değerlendirmesi gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.10.2022 tarihli, E. 2022/6128, K. 2022/6645 sayılı kararında TMK m. 409/2 kapsamında akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi gereği vurgulanmıştır.
Vesayet dosyasında amaç yalnız tıbbi bir teşhis koymak değil, sağlık durumunun kişinin kendi işlerini yönetme kapasitesine etkisini hukuken değerlendirmektir.
Vasilik Ne Kadar Sürer?
Türk Medeni Kanunu m. 456 uyarınca vasi kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir.
Dört yıllık görev süresinin ardından vasi, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
Ancak vasinin görev süresi ile kişinin vesayet altında bulunmasının süresi aynı değildir. Vesayeti gerektiren sebep devam ettiği sürece vesayet devam edebilir; sebebin ortadan kalkması halinde vesayetin kaldırılması ayrıca gündeme gelir.
Vasi Değiştirilebilir veya Görevden Alınabilir mi?
Vasi atanması aynı kişinin sınırsız süreyle görev yapacağı anlamına gelmez.
Vasi görevini ağır biçimde ihmal ederse, yetkilerini kötüye kullanırsa, güveni sarsıcı davranışlarda bulunursa veya görevi yürütmekte yetersiz kalması nedeniyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye girerse görevden alınması gündeme gelebilir.
Burada temel ölçüt yine vesayet altındaki kişinin menfaatlerinin korunmasıdır.
Vasi Atamasına İtiraz Edilebilir mi?
Vasiliğe atanan kişi, atama kararının kendisine tebliğinden itibaren kanundaki süre içerisinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir.
İlgili kişiler de vasinin atandığını öğrendikleri tarihten itibaren on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.
Vesayet makamı itirazı haklı bulursa yeni bir vasi atayabilir. İtiraz kabul edilmezse konu kanundaki usule göre denetim makamına gönderilir.
Özellikle aile bireyleri arasında kimin vasi olacağı konusunda uyuşmazlık varsa atama kararının tebliği ve öğrenilme tarihleri önem taşır.
Vasi Tayini Ne Kadar Sürer?
Vasi tayini için bütün dosyalarda geçerli sabit bir sonuçlanma süresi bulunmamaktadır.
Süre; kısıtlama sebebine, resmi sağlık kurulu raporunun gerekli olup olmadığına, hastane sürecine, kişinin dinlenmesine, resmi kurum yazışmalarına, tebligatlara ve vasi adayı konusunda uyuşmazlık bulunup bulunmadığına göre değişebilir.
Akıl hastalığı, Alzheimer veya demans nedeniyle yapılan başvurularda resmi sağlık kurulu raporunun alınması süreci uzatan önemli aşamalardan biri olabilir.
Bu nedenle somut dosya görülmeden kesin bir sonuçlanma süresi vermek doğru değildir.
Vasi Tayini İçin Avukat Tutmak Zorunlu mudur?
Vasi tayini başvurusunun avukat aracılığıyla yapılması zorunlu değildir. Kanuni şartların bulunması halinde kişiler Sulh Hukuk Mahkemesine kendileri de başvurabilir.
Bununla birlikte vesayet dosyasındaki hukuki sorun yalnız vasi atanmasından ibaret olmayabilir. Doğru kısıtlama sebebinin belirlenmesi, sağlık raporu süreci, vasi adayı, malvarlığının korunması, taşınmaz satışı, miras işlemleri ve mahkemeden izin alınması gereken diğer işlemler ayrı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.
Özellikle vasi atanmasının ardından taşınmaz satışı, miras paylaşımı veya önemli malvarlığı işlemleri yapılacaksa vasi tayini kararı çoğu zaman hukuki sürecin ilk aşamasıdır.
Görüşümüz
Vasi tayini dosyalarında yalnızca “vasi kararı alınması” üzerine odaklanılmasını yeterli bulmuyoruz. Özellikle malvarlığı bulunan kişiler bakımından asıl hukuki ihtiyaç çoğu zaman vasi atanmasından sonra ortaya çıkmaktadır.
Taşınmazların yönetimi, banka hesapları, şirket payları, miras işlemleri, kira gelirleri ve mahkeme iznine tabi tasarrufların baştan belirlenmesi gerekir. Aksi halde vasi kararı alınmasına rağmen yapılmak istenen temel işlem için ayrıca yeni bir izin süreci gerektiği sonradan fark edilebilir.
Bu nedenle bize göre sağlıklı bir vesayet stratejisinde kısıtlama sebebi, doğru vasi adayının belirlenmesi ve vasi atanmasından sonra yapılması planlanan hukuki işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca kişinin korunması için daha sınırlı bir hukuki tedbir yeterliyse tam vesayet yerine kayyım veya yasal danışman gibi alternatif koruma araçlarının da somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Anneme veya babama vasi olabilir miyim?
Eş ve yakın hısımlar vasi atamasında kanundaki şartlar çerçevesinde öncelikle değerlendirilebilir. Ancak aile bağı tek başına yeterli değildir. Son karar vesayet makamına aittir ve vesayet altındaki kişinin menfaati esas alınır.
Kardeşlerden biri diğer kardeşlerin izni olmadan vasi olabilir mi?
Evet. Diğer kardeşlerin oybirliğiyle onayı vasi atanmasının genel şartı değildir. Mahkeme vasi adayının uygunluğunu ve vesayet altındaki kişinin menfaatini değerlendirir. İlgililer atamaya karşı kanunda öngörülen itiraz yollarını kullanabilir.
Alzheimer hastasına vasi tayini için sağlık raporu gerekir mi?
Alzheimer veya demans nedeniyle başvuru akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayandırılıyorsa kısıtlama kararı resmi sağlık kurulu raporu üzerine verilir.
Hafif demans varsa mutlaka vasi atanır mı?
Hayır. Teşhisin bulunması tek başına yeterli değildir. Hastalığın kişinin kendi işlerini yönetme ve hukuki işlemlerinin sonuçlarını değerlendirme kapasitesine etkisi incelenir.
Torun vasi olabilir mi?
Kanundaki şartları taşıyan ergin bir torunun vasi olarak atanmasına genel bir engel bulunmamaktadır. Mahkeme adayın göreve uygunluğunu ve atamanın vesayet altındaki kişinin menfaatine olup olmadığını değerlendirir.
Vasi evi satabilir mi?
Vasi taşınmazı kendi kararıyla serbestçe satamaz. Taşınmaz satışı için vesayet makamının önceden izni gerekir.
Vasi banka hesabından para çekebilir mi?
Vasinin banka işlemleri vesayet kararının kapsamına, işlemin olağan yönetim niteliğinde olup olmadığına ve kısıtlının menfaatine göre değerlendirilir. Vasi kısıtlının parasını kendi malvarlığı gibi kullanamaz.
Vasi mirası reddedebilir mi?
Mirasın kabulü veya reddi hem vesayet makamının hem de denetim makamının iznini gerektiren işlemler arasındadır.
Vasi tayini için kişinin mahkemeye gelmesi gerekir mi?
Bu durum kısıtlama sebebine ve kişinin sağlık durumuna göre değişir. Kanun bazı vesayet sebeplerinde kişinin dinlenmesine ilişkin özel düzenlemeler içermektedir. Mahkeme somut dosyada gerekli işlemleri belirler.
Vasi atanması kişinin bütün haklarını ortadan kaldırır mı?
Hayır. Vesayet kararının hukuki sonuçları kısıtlama sebebine ve kişinin fiil ehliyeti bakımından durumuna göre değerlendirilir. Vesayet kişinin menfaatlerini korumaya yönelik bir hukuki mekanizmadır.
Vasi istediği kişiye para veya mal verebilir mi?
Hayır. Vasi vesayet altındaki kişinin malvarlığını kendi malvarlığı gibi kullanamaz. Bütün işlemlerde kısıtlının menfaatini gözetmek ve kanundaki yetki ve izin sınırlarına uymak zorundadır.
Vasi tayini kararı çıktıktan sonra ayrıca izin almak gerekir mi?
Bazı işlemler için evet. Taşınmaz satışı, mirasın paylaşılması, bazı dava işlemleri ve diğer önemli tasarruflar bakımından vasi atanmış olması tek başına yeterli değildir. Türk Medeni Kanunu m. 462 ve m. 463 kapsamında ayrıca izin gerekebilir.
Sorumsuzluk Beyanı
Bu yayın vasi tayini, vesayet ve vasinin yetkilerine ilişkin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Vesayet ihtiyacının bulunup bulunmadığı; kişinin sağlık durumu, kısıtlama sebebi, malvarlığı, aile ilişkileri ve yapılması planlanan hukuki işlemlere göre değişebilir. Bu nedenle içerikte yer alan açıklamalar belirli bir kişi veya uyuşmazlık bakımından hukuki görüş, mütalaa veya danışmanlık niteliğinde değildir.
Mevzuat ve yargı içtihatları zaman içinde değişebilir. Somut işlem öncesinde güncel hukuki durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu yayının okunması Tercan Avukatlık Bürosu ile okuyucu arasında avukatlık veya vekalet ilişkisi oluşturmaz.
Yazar Hakkında
Av. Mehmet Serhat Tercan
Av. Mehmet Serhat Tercan, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olup Tercan Avukatlık Bürosu'nun kurucusudur.
Çalışmalarını özellikle vesayet ve malvarlığı uyuşmazlıkları, miras hukuku, gayrimenkul uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar ve birden fazla hukuki sürecin birlikte yönetilmesini gerektiren dosyalar üzerinde sürdürmektedir.
Vasi tayini ve vesayet kapsamında; kısıtlama başvuruları, vasi atanması, vasinin yetkileri, vesayet makamından izin alınması gereken malvarlığı işlemleri ve bağlantılı hukuki süreçler üzerinde çalışmaktadır.
Av. Mehmet Serhat Tercan hakkında daha fazla bilgi →
İstanbul / Kadıköy Ofis Bilgileri
Tercan Avukatlık Bürosu
Fenerbahçe Mah.
Fener Kalamış Cad. No:65/3
Kadıköy / İstanbul
