
Miras Tespit Davası Nedir? Miras Araştırması ve Miras Sorgulama Süreci
Bir kişinin vefatıyla birlikte miras hukuku bakımından en kritik sorulardan biri ortaya çıkar: mirasın kapsamı nedir?
Murisin geride bıraktığı malvarlığı çoğu zaman mirasçılar tarafından tam olarak bilinmez. Banka hesapları, taşınmazlar, şirket ortaklıkları, alacaklar veya borçlar farklı kurumlarda dağınık halde bulunabilir. Özellikle mirasçılar murisin ekonomik hayatından uzak kalmışsa terekenin gerçek kapsamını tespit etmek ciddi bir araştırma gerektirir.
Bu noktada miras tespit davası, mirasın içeriğinin ortaya çıkarılması için başvurulan en önemli hukuki araçlardan biridir.
Miras tespit davası sayesinde;
-
murisin malvarlığı araştırılır
-
terekeye dahil aktif ve pasif değerler belirlenir
-
mirasın gerçek ekonomik durumu ortaya çıkarılır
Bu süreç yalnızca bir hukuki formalite değildir. Çünkü mirasın kapsamı bilinmeden yapılan işlemler mirasçılar açısından ciddi riskler doğurabilir.
Örneğin;
-
borca batık bir miras farkında olmadan kabul edilebilir
-
terekeye dahil malvarlıkları paylaşım dışında kalabilir
-
mirastan mal kaçırma işlemleri fark edilmeyebilir
Bu nedenle miras hukukunda miras araştırması, miras paylaşımından önce yapılması gereken temel bir aşama olarak kabul edilir.
Bu yazıda;
-
miras tespit davası nedir
-
miras araştırması nasıl yapılır
-
miras sorgulama yöntemleri nelerdir
-
tereke nasıl tespit edilir
gibi konuları ayrıntılı biçimde ele alacağız.
Miras Tespit Davası Nedir?
Miras tespit davası, murisin ölüm anındaki malvarlığının belirlenmesi amacıyla açılan bir dava türüdür.
Bu dava sayesinde mahkeme, murisin sahip olduğu malvarlığı değerlerini araştırır ve terekeye dahil varlıkları tespit eder.
Miras tespit davasının temel amacı şudur:
-
murisin aktif malvarlığını belirlemek
-
borçları ve yükümlülükleri ortaya çıkarmak
-
mirasın gerçek ekonomik durumunu tespit etmek
Miras hukukunda murisin malvarlığı tereke olarak adlandırılır.
Tereke iki ana unsurdan oluşur:
Aktifler
-
taşınmazlar
-
banka hesapları
-
şirket hisseleri
-
araçlar
-
alacaklar
-
menkul değerler
Pasifler
-
borçlar
-
vergi borçları
-
kredi borçları
-
cenaze giderleri
-
tereke yönetim giderleri
Miras tespit davası sonucunda bu unsurların tamamı araştırılır ve ortaya konulur.
Bu nedenle miras tespit davası çoğu zaman miras paylaşımı öncesinde başvurulan bir hazırlık süreci niteliğindedir.
Miras Araştırması Nedir?
Miras araştırması, murisin sahip olduğu malvarlığı değerlerinin tespit edilmesine yönelik yapılan araştırma sürecidir.
Bu araştırma iki farklı şekilde yapılabilir:
-
Mahkeme aracılığıyla yapılan araştırma
-
Avukat aracılığıyla yapılan harici araştırma
Mahkeme tarafından yürütülen araştırma genellikle murisin ölüm anındaki malvarlığının tespit edilmesine yöneliktir.
Ancak uygulamada birçok miras uyuşmazlığı, murisin sağlığında yaptığı işlemlerden kaynaklanır.
Örneğin;
-
mirastan mal kaçırma amacıyla yapılan satışlar
-
saklı payı ihlal eden bağışlamalar
-
muvazaalı devir işlemleri
bu araştırmalar sırasında ortaya çıkabilir.
Bu nedenle miras araştırması yalnızca tereke tespitiyle sınırlı değildir. Aynı zamanda murisin geçmişte gerçekleştirdiği işlemlerin de incelenmesini kapsayabilir.
Miras Tespiti Nasıl Yapılır?
Mirasın tespit edilmesi hem hukuki hem de teknik bir araştırma sürecidir.
Bu süreçte farklı kurumlardan bilgi toplanır ve murisin malvarlığı unsurları belirlenir.
Miras tespit sürecinde genellikle şu kurumlara yazı yazılır:
-
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
-
Bankalar
-
Ticaret Sicili Müdürlükleri
-
Vergi daireleri
-
Trafik sicil kayıtları
Bu kurumların verdiği bilgiler doğrultusunda murisin malvarlığı ortaya çıkarılır.
Taşınmazların Araştırılması
Murisin sahip olduğu taşınmazlar tapu kayıtları üzerinden araştırılır.
Mahkeme;
-
arsa
-
konut
-
tarla
-
işyeri
gibi taşınmazların murise ait olup olmadığını araştırır.
Tapu kayıtlarının incelenmesi miras tespiti açısından en önemli aşamalardan biridir.
Banka Hesaplarının Araştırılması
Murisin banka hesapları da miras tespit sürecinde araştırılır.
Mahkeme tarafından bankalara yazı yazılarak;
-
mevduat hesapları
-
yatırım hesapları
-
kredi borçları
sorgulanır.
Bu sayede mirasın finansal boyutu ortaya çıkarılır.
Şirket Ortaklıklarının Araştırılması
Murisin şirket ortağı olup olmadığı ticaret sicil kayıtları üzerinden araştırılır.
Birçok miras uyuşmazlığında şirket hisseleri önemli bir malvarlığı değeri oluşturur.
Bu nedenle şirket ortaklıklarının tespit edilmesi miras paylaşımında kritik rol oynar.
Miras Sorgulama Nasıl Yapılır?
Miras sorgulama, murisin malvarlığının çeşitli kurumlar üzerinden araştırılmasıdır.
Bu sorgulama yöntemleri arasında şunlar yer alır:
-
Tapu kayıtlarının incelenmesi
-
Banka hesaplarının araştırılması
-
Araç kayıtlarının sorgulanması
-
Ticaret sicili kayıtlarının incelenmesi
Ancak bu sorgulamalar çoğu zaman mirasçılar tarafından doğrudan yapılamaz.
Birçok bilgiye erişim yalnızca mahkeme kararı ile mümkündür.
Bu nedenle miras sorgulama işlemlerinin çoğu miras tespit davası kapsamında yapılır.
Miras Tespit Davasının Hukuki Niteliği
Miras tespit davası hukuki niteliği itibariyle bir tespit davasıdır.
Bu davanın amacı mirasın içeriğinin belirlenmesidir.
Ancak bu davanın önemli bir özelliği vardır:
tespit edilen malvarlığı değerleri kesin hüküm oluşturmaz.
Başka bir ifadeyle;
-
tespit edilen mallar kesin olarak terekeye aittir anlamına gelmez
-
tespit edilmeyen mallar da terekeye ait değildir anlamına gelmez
Bu nedenle miras tespit davası çoğu zaman diğer miras davalarının ön hazırlığı niteliğindedir.
Miras Tespit Davasını Kimler Açabilir?
Miras tespit davası hukuki yararı bulunan kişiler tarafından açılabilir.
Bu kişiler genellikle:
-
mirasçılar
-
tereke alacaklıları
-
vasiyet alacaklıları
olmaktadır.
Uygulamada bu davayı en sık açan kişiler mirasçılardır.
Çünkü terekenin kapsamının belirlenmesi doğrudan mirasçıların haklarını etkiler.
Miras Tespit Davası Ne Zaman Açılabilir?
Mirasın tespitine ilişkin davalar için kanunda kesin bir süre öngörülmemiştir.
Yargıtay içtihatlarına göre miras tespit davası:
-
miras paylaşılmadığı sürece
-
tereke tespiti imkansız hale gelmediği sürece
her zaman açılabilir.
Bu nedenle mirasın tespitine ilişkin talepler hak düşürücü bir süreye tabi değildir.
Miras Tespit Davasında İhtiyati Tedbir
Miras tespit davası sırasında terekeye dahil malvarlığı değerlerinin korunması önemlidir.
Bu nedenle mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Örneğin;
-
taşınmazların satışının engellenmesi
-
banka hesaplarının dondurulması
-
şirket hisselerinin devrinin önlenmesi
gibi tedbirler talep edilebilir.
Bu tedbirler mirasın korunmasını sağlar.
Miras Tespit Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Miras tespit davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise murisin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. Eğer murisin Türkiye'de yerleşim yeri bulunmuyorsa nüfusa kayıtlı olduğu yer mahkemesi yetkili kabul edilir.
Miras Tespit Davası Sonrasında Ne Olur?
Miras tespit edildikten sonra mirasçılar;
-
mirası kabul edebilir
-
mirası reddedebilir
-
miras paylaşımına geçebilir
Bu aşamada terekenin gerçek ekonomik durumu ortaya çıktığı için mirasçılar daha bilinçli karar verebilir.
Haricen Miras Araştırması Neden Önemlidir?
Mahkeme tarafından yapılan miras tespit işlemleri çoğu zaman murisin ölüm anındaki malvarlığını ortaya çıkarır. Ancak murisin sağlığında yaptığı bazı işlemler mahkeme tarafından otomatik olarak araştırılmaz.
Örneğin;
-
mirastan mal kaçırma işlemleri
-
muvazaalı satışlar
-
bağışlamalar
harici araştırmalar ile ortaya çıkarılabilir. Bu nedenle birçok miras uyuşmazlığında avukat tarafından yürütülen miras araştırması büyük önem taşır.
MİRAS TESPİT DAVASINA YÖNELİK İÇTİHATLAR
MİRAS TESPİTİ DAVASINDA MAHKEMECE YAPILACAKLARA İLİŞKİN
Yargıtay 14.HUKUK DAİRESİ Esas:2016-5141 Karar:2017-1918 Karar Tarihi:13.03.2017
(4721 S. K. m. 589, 590, 619) (Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m. 33)
Davacı tarafından, 08.12.2015 gününde verilen dilekçe ile miras tespitinin istenmesi üzerine davanın reddine dair verilen 09.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, mirasnin korunması amacıyla tespiti talebine ilişkindir.
Davacılar, miras bırakanları ...'ın 25.10.2015 tarihinde vefat ettiğini, miras bırakanlarının şirket hissedarlığının ve şahsi malvarlığının olduğunu, mirassinin alacak ve borçları ile tümüyle tespitini talep etmişlerdir.
Mahkeme, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından bahisle reddine karar vermiştir.
Hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Talep; Türk Medeni Kanununun 619'ncu maddesinde düzenlenen mirası kabul veya redde esas olmak üzere "resmi defter tutma" değil, aynı Yasanın 589'ncu ve devamı maddelerinde yer olan "koruma önlemi" olarak ölüm tarihi itibariyle mirasyi oluşturan unsurları belirlemek, böylece olası ihtilaflarda başvuru kaynağı oluşturmak, bu sayede mirasnin içeriği ile ilgili ölüm anındaki durumu öğrenme imkanını elde etmeye yönelik olarak mirasde bulunan mal ve hakların tespitine ilişkindir.
Koruma önlemi olarak mirasnin tespiti işlemi, kural olarak bir süreye bağlı olmayıp, bu önlemin alınması olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe veya miras paylaşılmadığı sürece istenebilir. Çünkü, koruma önlemi olarak mirasnin tespiti işleminin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara bir etkisi bulunmamaktadır.
Bu işlem, tespiti yapılan malvarlığı unsurlarının mirasye ait olduğu, tespit edilmeyenlerin de mirasye ait olmadığına delil teşkil etmez. Mirasçıların, tespit olunanlara "onay" vermeleri veya benimsemeleri, onları tespiti yapılmamış olan borçlara ilişkin sorumluluktan kurtarmayacağı gibi, tespit edilmemiş olan miras alacakları için de talepte bulunamayacakları anlamına gelmez. Mirasçılar, mirasnin tespitine rağmen, birbirlerine yahut üçüncü kişilere karşı tespit edilmiş veya edilmemiş (deftere yazılmış veya yazılmamış) olanları ihtilaf konusu yapabilirler. "Koruma önlemi" olarak tutulan defter (mirasnin yazımı), sonradan gündeme gelebilecek mirasın bölüştürülmesine yahut başka bir özel hukuk ilişkisine de esas olmaz. Bu bakımdan Türk Medeni Kanununun 590/3. maddesindeki bir aylık süre, mirasçılar veya diğer ilgililer bakımından "hak düşürücü" bir süre olmayıp, aynı maddenin son fıkrasında yer alan "defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır" hükmü de dikkate alındığında, hakime yönelik bir ay içinde kendisine yapılacak başvuruları kabul etme zorunluğunu getiren bir düzenlemedir.
Yasanın 590/3. maddesindeki bir aylık süre aşılmış olsa dahi, koruma önlemi olarak mirasnin tespiti ve yazımı işlemi, olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe, mirasnin paylaştırılmasına kadar talep edilebilir.
Öyleyse, mahkemece; resmi kurumlardan mirasbırakanın taşınır ve taşınmaz malvarlığına ilişkin bilgi istenmek, miras mallarını zilyetliğinde bulunduran veya mirasbırakana borcu olan mirasçıların mirasbırakanın mali durumu ile ilgili bilgi vermekle yükümlü oldukları hatırlatılarak bu hususta mirasçılardan bilgi alınmak suretiyle "Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün" 33'ncü maddesi gereğince; ölüm anı itibarıyla mirasdeki (taşınır veya taşınmaz) mal ve hakların tespit edilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sonuç
Miras hukuku uygulamasında en kritik aşamalardan biri mirasın kapsamının doğru şekilde belirlenmesidir.
Miras tespit davası, murisin malvarlığının ortaya çıkarılmasını sağlayarak miras paylaşımı sürecinin sağlıklı yürütülmesine katkı sağlar.
Bu dava sayesinde mirasçılar;
-
terekeye dahil malvarlıklarını öğrenebilir
-
borçların kapsamını görebilir
-
miras paylaşımına daha sağlam bir zemin üzerinde başlayabilir.
Bu nedenle miras uyuşmazlıklarında miras araştırması ve miras tespiti süreçleri büyük önem taşımaktadır.
UYARI VE HATIRLATMA - SORUMSUZLUK BEYANI
Web sitemizde yer alan bu ve benzeri bilgiler öneri, tavsiye veya hukuki mütalaa değildir. Yazarımız veya büromuz bu sitede yer alan çözümlere, bilgilere, metinlere veya yayınlara dayanılmasından, kullanılmasından hareketle zarara uğranmasından dolayı sorumluluk kabul etmez. Hukuki bilgilendirme yazılarımızın izinsiz kullanılması, kopyalanması ve çoğaltılması halinde tüm yasal haklarımız saklıdır.


