
İstanbul Ticaret ve Şirketler Avukatı
Ticaret ve şirketler hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar; şirket ortakları arasındaki ihtilaflardan ticari sözleşmelere, pay devirlerinden genel kurul kararlarına, ticari alacaklardan şirket yönetiminin sorumluluğuna kadar geniş bir alanda ortaya çıkabilir.
Tercan Avukatlık Bürosu, İstanbul Kadıköy’de faaliyet göstermekte; şirket ortaklık uyuşmazlıkları, ticari davalar, ticari sözleşmeler, şirket payları ve yönetiminden kaynaklanan ihtilaflar ile birden fazla hukuki sürecin birlikte yürütülmesini gerektiren ticari uyuşmazlıklar üzerinde çalışmaktadır.
Ticari uyuşmazlıklarda yalnızca hangi davanın açılabileceğinin belirlenmesi yeterli değildir. Şirketin ortaklık yapısı, sözleşmeler, ticari kayıtlar, tarafların ekonomik ilişkisi, temsil ve yönetim yetkileri ile olası dava, icra ve ceza süreçlerinin birbirleri üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle ticaret ve şirketler hukuku uyuşmazlıklarında temel mesele yalnızca hukuki işlem yapmak değil; uyuşmazlığın şirket, ortaklar ve devam eden ticari faaliyet üzerindeki etkisini dikkate alarak süreci doğru zamanda ve doğru hukuki araçlarla yönetmektir.
İstanbul Ticaret ve Şirketler Avukatı Ne Yapar?
Ticaret ve şirketler avukatı; tacirler, şirketler, şirket ortakları, yöneticiler ve ticari ilişki içerisinde bulunan kişiler arasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlıkların değerlendirilmesi ve yürütülmesinde görev alabilir.
Bu kapsamda;
-
şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıklar,
-
limited şirket ortağının çıkması veya çıkarılması,
-
pay devri uyuşmazlıkları,
-
genel kurul kararlarının iptali,
-
şirket yöneticilerinin sorumluluğu,
-
ortağın bilgi alma ve inceleme hakkı,
-
şirketin feshi,
-
ticari sözleşmeler,
-
ticari alacaklar,
-
cari hesap uyuşmazlıkları,
-
haksız rekabet,
-
distribütörlük, bayilik ve franchise ilişkileri,
-
ticari ihtarnameler,
-
dava ve icra süreçleri
gündeme gelebilir.
Şirket uyuşmazlıklarının önemli bir bölümü tek bir hukuki problemden oluşmaz.
Örneğin iki şirket ortağı arasındaki çatışma aynı anda genel kurul kararlarını, şirket müdürünün yetkilerini, şirket banka hesaplarını, şirket malvarlığını, pay devrini, bilgi alma hakkını, ticari defterleri ve taraflar arasındaki başka sözleşmeleri etkileyebilir.
Bu durumda yalnızca tek bir dava üzerinden hareket etmek, uyuşmazlığın gerçek boyutunu gözden kaçırabilir.
Ticaret Hukuku ve Şirketler Hukuku Arasındaki İlişki
Ticaret hukuku; ticari işletmeler, tacirler, şirketler, ticari sözleşmeler ve ticari ilişkilerden doğan uyuşmazlıkları kapsayan geniş bir hukuk alanıdır.
Şirketler hukuku ise özellikle şirketlerin kuruluşu, ortaklık yapısı, pay sahipliği, yönetim, temsil, genel kurul, pay devri, ortakların hak ve yükümlülükleri ile şirketin sona ermesi gibi konular üzerinde yoğunlaşır.
Uygulamada bu iki alan çoğu zaman birbirinden kesin biçimde ayrılamaz.
Bir şirket ortağının diğer ortakla yaşadığı uyuşmazlık aynı zamanda;
-
ticari sözleşme,
-
alacak,
-
haksız rekabet,
-
şirket yönetimi,
-
ticari defterler,
-
icra takibi
gibi farklı hukuki başlıkları da gündeme getirebilir.
Bu nedenle şirket uyuşmazlıklarında olayın yalnızca şirketler hukuku hükümleri bakımından değil, bütün ticari ilişki dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Şirket Ortakları Arasındaki Uyuşmazlıklar
Şirket ortaklıkları çoğu zaman başlangıçta güven ilişkisine dayanır.
Ancak şirket büyüdükçe veya ekonomik koşullar değiştikçe ortaklar arasında;
-
şirketin yönetimi,
-
kâr dağıtımı,
-
şirket harcamaları,
-
borçlanma,
-
yeni yatırım,
-
şirket mallarının kullanılması,
-
pay devri,
-
ortaklardan birinin şirketten ayrılması,
-
yönetim ve temsil yetkileri
konularında ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıkabilir.
Bazı uyuşmazlıklarda ortaklardan biri şirket yönetimini tamamen kontrol ederken diğer ortak şirketin mali durumuna ve işlemlerine ilişkin yeterli bilgiye ulaşamadığını ileri sürebilir.
Bazı dosyalarda ise şirket kaynaklarının ortaklardan biri veya bağlantılı kişiler lehine kullanıldığı, şirket gelirlerinin başka yapılara aktarıldığı veya şirketin ekonomik değerinin azaltıldığı iddia edilebilir.
Bu tür uyuşmazlıklarda ilk yapılması gereken işlem her zaman dava açmak değildir.
Öncelikle;
-
şirket esas sözleşmesi,
-
pay oranları,
-
ticaret sicili kayıtları,
-
genel kurul kararları,
-
müdür veya yönetim kurulu kararları,
-
banka hareketleri,
-
ticari defter ve kayıtlar,
-
ortaklar arasında imzalanmış sözleşmeler
incelenmelidir.
Daha sonra uyuşmazlığın hangi hukuki araçlarla yönetileceği belirlenmelidir.
Limited Şirket Ortaklık Uyuşmazlıkları
Limited şirketlerde ortaklık uyuşmazlıkları uygulamada sık karşılaşılan ticari ihtilaflar arasındadır.
Ortaklar arasında özellikle;
-
şirketin kimin tarafından yönetileceği,
-
müdürün yetkileri,
-
şirket hesaplarına erişim,
-
bilgi alma ve inceleme,
-
pay devri,
-
kâr dağıtımı,
-
ortakların şirketten para çekmesi,
-
şirket adına yapılan harcamalar,
-
şirketin başka kişilerle yaptığı işlemler,
-
ortağın şirketten çıkması veya çıkarılması
konularında uyuşmazlık yaşanabilir.
Limited şirket uyuşmazlıklarında yalnızca pay oranına bakmak çoğu zaman yeterli değildir.
Şirket sözleşmesi, müdürlük ve temsil yapısı, genel kurul kararları ve tarafların fiilî olarak şirket üzerindeki kontrolü birlikte değerlendirilmelidir.
Ortaklık ilişkisinin devamının mümkün olup olmadığı da stratejinin belirlenmesinde önemli olabilir.
Bazı dosyalarda amaç şirket içinde kontrolün yeniden kurulması iken bazı uyuşmazlıklarda ortaklık ilişkisinin sona erdirilmesi daha gerçekçi bir çözüm olabilir.
Limited Şirket Ortağının Ortaklıktan Çıkarılması →
Anonim Şirket ve Pay Sahibi Uyuşmazlıkları
Anonim şirketlerde pay sahiplerinin hakları, genel kurul kararları, yönetim kurulunun işlemleri ve şirket yönetiminin denetlenmesi önemli uyuşmazlık alanlarıdır.
Pay sahipleri arasında;
-
genel kurul kararlarının hukuka aykırılığı,
-
yönetim kurulunun sorumluluğu,
-
bilgi alma ve inceleme hakkı,
-
pay sahipliği haklarının sınırlandırılması,
-
sermaye artırımı,
-
kâr payı,
-
pay devirleri,
-
azınlık hakları
konularında ihtilaf ortaya çıkabilir.
Özellikle çoğunluk pay sahipleriyle azınlık arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yalnızca ekonomik pay oranı değil, Türk Ticaret Kanunu tarafından pay sahiplerine tanınan bireysel ve azınlık hakları da değerlendirilmelidir.
Limited Şirket Ortağının Ortaklıktan Çıkması
Limited şirkette ortaklık ilişkisi bazı durumlarda sürdürülemez hâle gelebilir.
Şirket sözleşmesinde ortağa çıkma hakkı tanınmış olabilir veya somut olayın özelliklerine göre haklı sebeple ortaklıktan çıkma talebi gündeme gelebilir.
Ancak ortaklıktan çıkma yalnızca şirketten ayrılma meselesi değildir.
Çıkma sürecinde özellikle;
-
ortağın payının ekonomik değeri,
-
ayrılma akçesi,
-
şirketin mali durumu,
-
diğer ortakların pozisyonu,
-
devam eden davalar,
-
şirket borçları,
-
ortağın şirkete karşı alacak veya borçları
incelenmelidir.
Ortaklıktan çıkmanın ekonomik sonucunun hukuki sonuç kadar önemli olduğu unutulmamalıdır.
Bu nedenle çıkma talebi değerlendirilirken şirketin gerçek ekonomik yapısının ve pay değerinin de incelenmesi gerekir.
Limited Şirket Ortağının Ortaklıktan Çıkarılması
Limited şirket ortağının şirketten çıkarılması belirli hukuki koşullara bağlıdır.
Şirket sözleşmesinde öngörülmüş çıkarılma sebepleri bulunabileceği gibi, somut olayın niteliğine göre mahkeme yoluyla çıkarma gündeme gelebilir.
Ancak ortaklar arasındaki her görüş ayrılığı veya ticari anlaşmazlık tek başına ortaklıktan çıkarılma sonucunu doğurmaz.
Uyuşmazlığın;
-
şirket faaliyetlerini ne şekilde etkilediği,
-
ortaklık ilişkisinin devamını mümkün kılıp kılmadığı,
-
şirket sözleşmesindeki hükümler,
-
ortakların davranışları,
-
ileri sürülen çıkarma sebebinin ağırlığı
birlikte değerlendirilmelidir.
Çıkarma sürecinin ayrılma akçesi ve payın ekonomik değeri bakımından yaratacağı sonuçlar da ayrıca dikkate alınmalıdır.
Genel Kurul Kararlarının İptali
Şirket genel kurullarında alınan kararlar pay sahipleri ve şirket bakımından önemli hukuki sonuçlar yaratabilir.
Kanuna, şirket sözleşmesine veya esas sözleşmeye ve somut olayın niteliğine göre dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları hakkında iptal veya geçersizlik iddiaları gündeme gelebilir.
Genel kurul kararına karşı dava açılmadan önce;
-
şirket türü,
-
kararın içeriği,
-
toplantı çağrısı,
-
gündem,
-
toplantıya katılım,
-
oy kullanma,
-
muhalefetin tutanağa geçirilip geçirilmediği,
-
davayı açacak kişinin sıfatı,
-
dava süresi
özellikle incelenmelidir.
Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptali bakımından Türk Ticaret Kanunu belirli hak sahipleri ve süreler öngörmektedir.
Bu nedenle hukuka aykırı olduğu düşünülen genel kurul kararlarında uzun süre beklenmesi önemli hak kayıplarına neden olabilir.
Pay Devri Uyuşmazlıkları
Şirket paylarının devri, şirket ortakları arasındaki en önemli uyuşmazlık alanlarından biridir.
Pay devrinde;
-
şirket türü,
-
şirket sözleşmesi,
-
gerekli şekil şartları,
-
genel kurul veya şirket onayı,
-
pay bedeli,
-
taraflar arasındaki ek sözleşmeler,
-
ticaret sicili kayıtları
birlikte değerlendirilmelidir.
Uygulamada pay devri yapılmasına rağmen bedelin ödenmemesi, pay devrinin tamamlanmaması, gerekli onayın verilmemesi veya tarafların pay devrine ilişkin farklı iddialarda bulunması uyuşmazlıklara neden olabilir.
Ayrıca şirket payının devredilmiş görünmesine rağmen taraflar arasındaki ekonomik ilişkinin farklı şekilde devam ettiği dosyalarda işlemin gerçek niteliğinin ayrıca araştırılması gerekebilir.
Ortağın Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı
Şirket ortağının şirketin mali ve idari durumu hakkında bilgi sahibi olabilmesi, ortaklık haklarının kullanılabilmesi bakımından önem taşır.
Uygulamada özellikle azınlık veya yönetim dışında kalan ortaklar;
-
şirket hesaplarına erişemediklerini,
-
mali tabloların paylaşılmadığını,
-
ticari kayıtların gösterilmediğini,
-
şirketin hangi sözleşmeleri yaptığını bilmediklerini,
-
şirket varlıklarının nasıl kullanıldığı konusunda bilgi alamadıklarını
ileri sürebilir.
Bilgi alma ve inceleme taleplerinde şirket türü ve talep edilen bilginin niteliği önemlidir.
Talebin usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi ve gerekli hâllerde şirket organları veya mahkeme nezdinde hukuki yolların değerlendirilmesi gerekebilir.
Şirket Müdürü ve Yöneticilerin Sorumluluğu
Şirket müdürleri ve yöneticiler, şirketin yönetimi ve temsili sırasında kanun, şirket sözleşmesi ve kendilerine yüklenen görevler çerçevesinde hareket etmek zorundadır.
Şirket yöneticilerinin;
-
yetkilerini şirket menfaatine aykırı kullanması,
-
şirket malvarlığını zarara uğratması,
-
şirket adına hukuka aykırı işlemler yapması,
-
görevlerini ihlal etmesi
hâlinde hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.
Ancak şirketin zarar etmiş olması tek başına yöneticinin hukuken sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Sorumluluk değerlendirmesinde yöneticinin yükümlülüğü, gerçekleştirdiği işlem, kusur, zarar ve bunlar arasındaki hukuki bağ birlikte incelenmelidir.

Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ortaklar arasındaki çatışmanın şirket faaliyetini sürdürülemez hâle getirdiği bazı durumlarda şirketin feshi tartışılabilir.
Ancak şirketin feshi ağır sonuçları bulunan bir hukuki yoldur.
Bu nedenle;
-
uyuşmazlığın ağırlığı,
-
şirketin faaliyetlerine etkisi,
-
ortaklar arasındaki güven ilişkisinin durumu,
-
daha hafif hukuki çözümlerin bulunup bulunmadığı,
-
şirketin ekonomik devamlılığı
birlikte değerlendirilmelidir.
Mahkeme önüne gelen uyuşmazlıkta fesih yerine somut olayın özelliklerine uygun başka çözümler de gündeme gelebilir.
Bu nedenle fesih talebi, şirket uyuşmazlıklarında otomatik veya ilk başvurulacak çözüm olarak görülmemelidir.
Ticari Sözleşme Uyuşmazlıkları
Şirketlerin önemli hukuki risklerinin büyük bölümü ticari sözleşmelerden kaynaklanır.
Uygulamada;
-
sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi,
-
mal veya hizmetin teslim edilmemesi,
-
ayıplı ifa,
-
sözleşmenin haksız feshi,
-
cezai şart,
-
temerrüt,
-
ödeme yapılmaması,
-
münhasırlık,
-
rekabet yasağı,
-
garanti ve sorumluluk hükümleri
uyuşmazlık konusu olabilir.
Ticari sözleşme uyuşmazlığında yalnızca sözleşme metni değil, tarafların sözleşmenin kurulmasından sonraki davranışları da önem taşıyabilir.
Faturalar, e-postalar, WhatsApp yazışmaları, teslim belgeleri, banka hareketleri, ihtarnameler ve ticari defter kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşme ihlali ortaya çıktığında ilk adımın doğrudan dava açmak olması gerekmez.
Bazı dosyalarda doğru hazırlanmış bir ihtarname, delillerin güvence altına alınması veya müzakere süreci uyuşmazlığın sonraki aşamalarını belirleyebilir.
Ticari Alacak ve İcra Süreçleri
Ticari ilişkilerde mal veya hizmet teslim edilmesine rağmen ödeme yapılmaması sık karşılaşılan uyuşmazlıklardandır.
Ticari alacağın tahsilinde;
-
sözleşme,
-
fatura,
-
sevk irsaliyesi,
-
banka kaydı,
-
cari hesap,
-
mutabakat,
-
e-posta ve mesajlar,
-
ticari defterler
delil olarak önem taşıyabilir.
Alacağın niteliğine göre icra takibi, dava veya başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ancak hızlı tahsil amacıyla başlatılan yanlış bir takip veya eksik delille yürütülen süreç uyuşmazlığı daha karmaşık hâle getirebilir.
Bu nedenle ticari alacaklarda borcun kaynağı ve mevcut deliller önceden değerlendirilmelidir.
Haksız Rekabet
Ticari faaliyetlerde dürüst rekabet düzenini bozan davranışlar haksız rekabet uyuşmazlığına neden olabilir.
Uygulamada;
-
yanıltıcı açıklamalar,
-
rakip işletme hakkında gerçeğe aykırı beyanlar,
-
müşteri veya çalışanların hukuka aykırı yöntemlerle yönlendirilmesi,
-
ticari sırların kullanılması,
-
sözleşme ihlaline yöneltme
gibi davranışlar somut olayın özelliklerine göre haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilebilir.
Haksız rekabet iddialarında eylemin niteliği ve bunun ticari faaliyet üzerindeki etkisinin somut delillerle ortaya konulması önemlidir.
Ticari Davalarda Arabuluculuk
Ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olduğu durumlar bulunmaktadır.
Özellikle kanunda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan belirli alacak ve tazminat talepleri ile bazı diğer para taleplerinde dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
Bu nedenle ticari uyuşmazlıkta doğrudan dava açılmadan önce talebin dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Arabuluculuk yalnızca usulen tamamlanması gereken bir aşama olarak görülmemelidir.
Tarafların ticari ilişkisini devam ettirme ihtimali bulunan veya ödeme, pay devri, şirketten ayrılma ve ticari sözleşmenin sona erdirilmesi gibi çok sayıda konunun birlikte çözülebileceği uyuşmazlıklarda müzakere bakımından da önem taşıyabilir.
Bununla birlikte her uyuşmazlık uzlaşmaya uygun değildir.
Karşı tarafın mal kaçırma, delilleri ortadan kaldırma veya şirket üzerindeki kontrolünü kötüye kullanma riski bulunuyorsa hukuki koruma tedbirleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Ticari Uyuşmazlıklarda İhtiyati Tedbir
Bazı ticari uyuşmazlıklarda dava sonunda alınacak karar kadar, dava süresince mevcut durumun korunması da önemlidir.
Örneğin;
-
tartışmalı bir genel kurul kararının uygulanması,
-
şirket malvarlığının elden çıkarılması,
-
belirli paylara veya haklara ilişkin işlemler,
-
devam eden hukuka aykırı faaliyetin sürmesi
dosyanın sonucunu etkileyebilir.
Bu tür durumlarda uyuşmazlığın niteliğine göre geçici hukuki koruma yolları değerlendirilmelidir.
Ancak ihtiyati tedbir otomatik olarak verilen bir karar değildir.
Talebin konusu, hukuki dayanak, yaklaşık ispat ve tedbirin gerekliliği somut olay üzerinden ortaya konulmalıdır.
Ticari Uyuşmazlıklarda Dava mı, Müzakere mi?
Ticari uyuşmazlıklarda dava açmak her zaman ilk seçenek değildir.
Özellikle devam eden ticari ilişkinin ekonomik değeri yüksekse, tarafların birbirlerine bağımlılığı devam ediyorsa veya uyuşmazlığın hızlı çözülmesi şirket açısından önem taşıyorsa müzakere seçeneği değerlendirilmelidir.
Ancak müzakere her dosyada doğru yol değildir.
Bir tarafın yalnızca zaman kazanmaya çalıştığı, şirket malvarlığını azaltma riskinin bulunduğu veya zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin yaklaştığı durumlarda uzun süren görüşmeler hak kaybı yaratabilir.
Bu nedenle doğru soru;
“Dava mı açalım, uzlaşalım mı?”
değil;
“Hangi aşamada hangi aracı kullanmak bize daha güçlü hukuki ve ekonomik pozisyon sağlar?”
olmalıdır.
Birden Fazla Dava İçeren Ticari Uyuşmazlıkların Yönetimi
Bazı şirket uyuşmazlıkları tek dava üzerinden çözülebilecek nitelikte değildir.
Örneğin ortaklar arasında başlayan bir çatışma kısa süre içerisinde;
-
genel kurul kararının iptali,
-
ortaklıktan çıkma veya çıkarılma,
-
ticari alacak,
-
şirket yöneticisinin sorumluluğu,
-
bilgi alma hakkı,
-
ihtiyati tedbir,
-
icra takibi,
-
ceza soruşturması
gibi birbirinden farklı hukuki süreçlere dönüşebilir.
Bu aşamada her dosyanın bağımsız yürütülmesi stratejik hata yaratabilir.
Bir dosyada ileri sürülen iddia diğer dosyada kullanılabilir; bir mahkemeye sunulan belge farklı bir yargılamada sonuç doğurabilir; bir davanın zamanlaması diğer uyuşmazlığın müzakere gücünü değiştirebilir.
Tercan Avukatlık Bürosu’nun çalışma modelinde bu tür uyuşmazlıklar tek tek dosyalardan oluşan bağımsız işler yerine bir bütün olarak yönetilmesi gereken hukuki çatışmalar şeklinde değerlendirilir.
Amaç yalnızca her davayı ayrı ayrı takip etmek değil, bütün süreçlerin aynı stratejik hedef doğrultusunda ilerlemesini sağlamaktır.

Şirketler İçin Önleyici Hukuk ve Risk Yönetimi
Ticaret hukukunda en düşük maliyetli uyuşmazlık çoğu zaman henüz ortaya çıkmamış uyuşmazlıktır.
Şirketlerin;
-
ortaklık sözleşmelerini,
-
pay devir mekanizmalarını,
-
imza ve temsil yetkilerini,
-
ticari sözleşmelerini,
-
fesih hükümlerini,
-
cezai şartları,
-
rekabet yasağı hükümlerini,
-
uyuşmazlık çözüm yöntemlerini
iş ilişkisinin başlangıcında doğru düzenlemeleri ileride çıkabilecek birçok çatışmayı önleyebilir.
Özellikle ortaklar arasında başta yüksek güven bulunduğu için yazılı olarak düzenlenmeyen konular, şirket büyüdükçe önemli ihtilaflara dönüşebilir.
Bu nedenle önleyici hukuk çalışması yalnızca sözleşme hazırlamak değil; ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önceden öngörülerek hukuki ve ticari yapının buna göre kurulmasıdır.
Butik Litigation ve Ticari Uyuşmazlık Yönetimi
Tercan Avukatlık Bürosu’nun ticari uyuşmazlıklardaki çalışma modeli, yüksek sayıda standart dosyanın seri şekilde takip edilmesi üzerine kurulmamıştır.
Özellikle şirket ortaklık çatışmaları ve yüksek değerli ticari uyuşmazlıklarda;
-
tarafların gerçek hedefleri,
-
ekonomik güç dengesi,
-
mevcut ve muhtemel davalar,
-
deliller,
-
zamanlama,
-
şirket üzerindeki kontrol,
-
müzakere ihtimali,
-
karşı tarafın sonraki hamleleri
birlikte değerlendirilir.
Bazı dosyalarda asıl hedef dava kazanmak değil, şirket üzerindeki kontrolün korunmasıdır.
Bazı uyuşmazlıklarda şirketten mümkün olan en doğru ekonomik koşullarla çıkmak hedeflenebilir.
Bazılarında ise ticari ilişkinin devamı, tahsilat veya karşı tarafın belirli bir davranıştan vazgeçmesi öncelikli olabilir.
Hukuki strateji bu nedenle somut uyuşmazlığın gerçek hedefi üzerinden oluşturulur.
Çalışma Modeli
Tercan Avukatlık Bürosu’nda dosya kabulü ön değerlendirmeye tabidir.
Ticari uyuşmazlığın;
-
hukuki niteliği,
-
ekonomik önemi,
-
mevcut delilleri,
-
tarafların pozisyonu,
-
olası dava ve icra süreçleri,
-
müdahale alanı
değerlendirildikten sonra çalışma kapsamı belirlenir.
Birden fazla hukuki sürecin bulunduğu dosyalarda her dava için birbirinden kopuk pozisyonlar alınması yerine ortak bir stratejik çerçeve oluşturulması amaçlanır.
Çalışma yaklaşımının temel unsurları:
Strateji · Zamanlama · Kontrol
şeklindedir.
Birden Çok Dava İçeren Çatışma ve Uyuşmazlık Yönetimi →
Hukuki Strateji & Risk Yönetimi →

Sık Sorulan Sorular
Şirket ortağı şirketten çıkarılabilir mi?
Limited şirketlerde ortağın çıkarılması belirli hukuki koşullara bağlıdır. Şirket sözleşmesi, ileri sürülen çıkarma sebebi ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Limited şirket ortağı kendi isteğiyle şirketten çıkabilir mi?
Şirket sözleşmesinde çıkma hakkı bulunması veya haklı sebebin varlığı gibi durumlarda ortaklıktan çıkma gündeme gelebilir. Çıkmanın ayrılma akçesi ve pay değeri üzerindeki sonuçları ayrıca incelenmelidir.
Şirket ortağı hesapları göstermiyorsa ne yapılabilir?
Şirket türüne göre ortakların bilgi alma ve inceleme hakları bulunmaktadır. Talebin usulüne uygun ileri sürülmesi ve reddedilmesi hâlinde kullanılabilecek hukuki yollar ayrıca değerlendirilmelidir.
Genel kurul kararı iptal edilebilir mi?
Kanun, şirket sözleşmesi veya esas sözleşme hükümlerine ve somut olayın niteliğine göre dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları bakımından iptal veya geçersizlik iddiaları gündeme gelebilir. Dava hakkı ve süreler kararın ve şirket türünün özelliklerine göre incelenmelidir.
Şirket müdürü şirketi zarara uğratırsa sorumlu olur mu?
Şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğu somut olay üzerinden değerlendirilir. Görev ihlali, kusur, zarar ve illiyet bağı gibi unsurlar birlikte incelenmelidir.
Ticari alacak için doğrudan dava açılabilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre icra takibi veya dava gündeme gelebilir. Bununla birlikte dava şartı arabuluculuk kapsamındaki ticari taleplerde dava öncesinde arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekebilir.
Şirket ortakları arasındaki anlaşmazlıkta şirket feshedilebilir mi?
Şirketin feshi bazı ağır ortaklık uyuşmazlıklarında gündeme gelebilir. Ancak fesih önemli sonuçlar doğurduğundan daha uygun başka hukuki çözümlerin bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir.
İstanbul’daki bir ticaret avukatı başka şehirdeki şirket davasını takip edebilir mi?
Avukatın bürosunun İstanbul’da bulunması hukuki temsilin yalnızca İstanbul ile sınırlı olduğu anlamına gelmez. Dosyanın niteliğine göre Türkiye’nin farklı şehirlerinde bulunan hukuki süreçler vekâlet kapsamında takip edilebilir.
Yazar Hakkında
Av. Mehmet Serhat Tercan
Av. Mehmet Serhat Tercan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olup Tercan Avukatlık Bürosu’nun kurucusudur.
Çalışmalarını özellikle ticari davalar, şirket ortaklık uyuşmazlıkları, sözleşmeler, miras, gayrimenkul ve inşaat uyuşmazlıkları ile birden fazla dava ve hukuki sürecin birlikte yürütülmesini gerektiren uyuşmazlıkların stratejik yönetimi alanlarında sürdürmektedir.
Şirketler ve ticaret hukuku kapsamında; ortaklık ihtilafları, şirket yönetimi ve kontrolüne ilişkin uyuşmazlıklar, pay sahipliği, ticari sözleşmeler ve bağlantılı dava süreçleri üzerinde çalışmaktadır.
Av. Mehmet Serhat Tercan hakkında daha fazla bilgi →
İstanbul / Kadıköy Ofis Bilgileri
Tercan Avukatlık Bürosu
Fenerbahçe Mah.
Fener Kalamış Cad. No:65/3
Kadıköy / İstanbul
Telefon: 0532 659 48 54
Büro İstanbul Kadıköy Fenerbahçe’de faaliyet göstermektedir. Görüşmeler randevu ile gerçekleştirilmektedir.
Hukuki Bilgilendirme
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her ticari uyuşmazlık; şirket türü, ortaklık yapısı, sözleşmeler, belgeler, süreler ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
