Tenkis Davası Nedir?
Tenkis davası, miras hukukunda saklı paylı mirasçıların kanundan doğan haklarının korunmasına yönelik olarak öngörülmüş, teknik niteliği yüksek bir dava türüdür. Mirasbırakanın, sağlararası kazandırmalar veya ölüme bağlı tasarruflar yoluyla saklı pay sınırlarını aşan tasarruflarda bulunması hâlinde, bu tasarrufların hukuken geçerli olan kısmının korunarak, saklı payı ihlal eden bölümünün kanuni sınırlara çekilmesi tenkis davası yoluyla sağlanır. Tenkis davası, mirasbırakanın iradesini tümüyle bertaraf eden bir mekanizma değildir. Amaç, iradeyi yok saymak değil; saklı pay rejiminin ihlal edildiği noktada hukuki dengeyi yeniden kurmaktır. Bu yönüyle dava, iptalden ziyade oranlama ve düzeltme işlevi görür.
Tenkis Davasının Hukuki Niteliği
Tenkis davası, yenilik doğurucu nitelikte bir davadır. Mahkeme tarafından verilen tenkis kararı ile saklı payı ihlal eden kazandırmalar geriye etkili olarak azaltılır ve miras paylaşımında dikkate alınacak yeni bir hukuki durum yaratılır. Karar, mevcut bir hakkın tespitiyle yetinmez; hukuki sonucu doğrudan meydana getirir. Bu nedenle tenkis davası, sonuçları itibarıyla yalnızca tarafları değil, mirasbırakanın tüm tasarruf planını etkileyebilecek güçtedir.
Tenkis Davasının Amacı
Tenkis davasının temel amacı, saklı paylı mirasçıların kanundan doğan asgari miras haklarının korunmasıdır. Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğüne sahip olmakla birlikte bu özgürlük mutlak değildir. Türk Medeni Kanunu, belirli mirasçılar lehine saklı paylar öngörerek, mirasbırakanın tasarruf alanını bilinçli biçimde sınırlandırmıştır. Tenkis davası, bu sınırın aşıldığı durumlarda devreye giren düzeltici bir hukuki mekanizmadır.
Tenkis Davasını Kimler Açabilir?
Tenkis davası, yalnızca saklı paylı mirasçılar tarafından açılabilir. Saklı paylı mirasçılar; mirasbırakanın altsoyu, anne ve babası ile sağ kalan eşidir. Bu kişilerin saklı paylarının ihlal edilip edilmediği, mirasbırakanın tüm kazandırmaları dikkate alınarak tespit edilir. Bu aşamada yalnızca vasiyetname ile yapılan tasarruflar değil; mirasbırakanın yaşamı boyunca yaptığı bağışlar ve diğer sağlararası kazandırmalar da hesaba katılır. İhlalin varlığı, teknik bir hesaplama ve hukuki değerlendirme gerektirir.
Tenkis Davasında Davalı Kimdir?
Tenkis davasında davalı, saklı payı ihlal eden kazandırma sonucunda malvarlığı elde eden kişidir.
Bu kişi;
-
Yasal mirasçı,
-
Atanmış mirasçı,
-
Ya da mirasçı sıfatı bulunmayan üçüncü bir kişi olabilir.
Davalının mirasçı olup olmaması, davanın açılmasına engel teşkil etmez. Önemli olan, saklı pay ihlaline yol açan kazandırmadan menfaat sağlamış olmasıdır.
Tenkis Davasında Geri Verme Yükümlülüğünün Kapsamı
Tenkis davası sonucunda geri verme yükümlülüğünün kapsamı, davalının iyiniyetli olup olmamasına göre belirlenir.
Türk Medeni Kanunu’nun 566. maddesi uyarınca;
-
Davalı iyiniyetli ise, yalnızca mirasın açıldığı anda kazandırmadan elinde kalan kısmı iade etmekle yükümlüdür.
-
Davalı iyiniyetli değilse, iyiniyetli olmayan zilyedin sorumluluğuna ilişkin hükümler uygulanır ve daha geniş bir geri verme borcu doğar.
Bu ayrım, dava stratejisi bakımından belirleyici niteliktedir.
Tenkis Davası Açma Süresi
Tenkis davası, hak düşürücü süreye tabidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesine göre;
-
Saklı payın ihlal edildiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde,
-
Her hâlde vasiyetnamenin açılması veya mirasın açılmasından itibaren 10 yıl içinde dava açılmalıdır.
Bu süreler kesin olup, mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır. Sürenin kaçırılması hâlinde, saklı pay ihlali açık olsa dahi tenkis davası açılamaz.
Tenkis Davası ile Muris Muvazaası Davası Arasındaki İlişki
Tenkis davası ile muris muvazaası davası farklı hukuki temellere dayanır. Tenkis davası, mirasbırakanın gerçek iradesinin hukuka uygunluğunu değil; tasarruf sınırlarını denetler. Muris muvazaası davası ise, görünürdeki işlemin gerçekte bağış niteliğinde olduğu iddiasına dayanır. Yargıtay uygulamasında, bu iki davanın terditli olarak birlikte açılabilmesi mümkündür. Ancak hangi davanın öncelikli veya tali olarak kurgulanacağı, somut olayın özelliklerine göre stratejik bir değerlendirme gerektirir.
Tenkis Davasının Uygulamadaki Önemi
Tenkis davaları, teorik olarak sade görünse de uygulamada ciddi hesaplama, delil değerlendirmesi ve zamanlama riski barındırır. Yanlış kurgulanmış bir dava, saklı payın korunmasını sağlamadığı gibi, geri dönüşü olmayan hak kayıplarına da yol açabilir. Bu nedenle tenkis davası, yalnızca hukuki bilgi değil; stratejik okuma ve doğru pozisyon alma gerektirir.
