Mirasçıların Tereke Üzerindeki Hak ve Yetkileri Nelerdir?

İçindekiler

 

Mirasçı Tereke Malı Üzerinde Tek Başına İşlem Yapabilir mi?

Mirasbırakanın ölümüyle birlikte birden fazla mirasçı bulunuyorsa, mirasın paylaşılmasına kadar mirasçılar arasında miras ortaklığı meydana gelir. Bu dönemde mirasçılar terekeye dahil mallar ve haklar üzerinde elbirliği halinde hak sahibidir.

Bu nedenle bir mirasçı yalnızca “miras payım var” diyerek terekeye ait bir evi tek başına satamaz, kendi payına düştüğünü düşündüğü bölümü devredemez, diğer mirasçıların iradesini yok sayarak taşınmazı kiraya veremez veya bankadaki paradan kendi oranına düşen kısmı doğrudan çekemez.

Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca mirasçılar, sözleşmeden veya kanundan doğan temsil ve yönetim yetkileri saklı olmak üzere, terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Ancak birlikte hareket kuralının istisnaları da vardır. Özellikle terekeye ait hakların korunması için her mirasçı tek başına talepte bulunabilir. Mirasçılar birlikte hareket edemiyorsa miras ortaklığına temsilci atanması, mirasın paylaşılması veya belirli şartlarda elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi gibi yollar gündeme gelebilir.

Miras ortaklığının giderilmesi hakkında ayrıntılı bilgi →

 

Miras Ortaklığında Elbirliği Mülkiyeti Ne Anlama Gelir?

Mirasçılar arasında paylaşmaya kadar oluşan ortaklık, terekenin tamamını kapsar.

Tereke içerisinde;

  • taşınmazlar,

  • banka hesapları,

  • araçlar,

  • şirket payları,

  • alacaklar,

  • taşınırlar,

  • diğer malvarlığı hakları

bulunabilir.

Bir mirasçının miras payının örneğin dörtte bir olması, terekeye dahil her malın dörtte biri üzerinde bağımsız şekilde tasarruf edebileceği anlamına gelmez.

Paylaşmaya kadar her mirasçı, terekenin tamamı üzerinde diğer mirasçılarla birlikte hak sahibidir.

Bu nedenle:

“Miras payım yüzde 25, evin yüzde 25’ini tek başıma satarım.”

şeklindeki yaklaşım kural olarak doğru değildir.

Miras Mallarında Oybirliği Gerekir mi?

Kural olarak evet.

Miras ortaklığında terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf esastır.

Bu nedenle üç mirasçıdan ikisinin anlaşması, üçüncü mirasçının rızasını her durumda bertaraf etmez.

Örneğin miras ortaklığı devam ettiği sürece;

  • taşınmazın satılması,

  • taşınmaz üzerinde ipotek kurulması,

  • önemli yönetim ve tasarruf işlemleri,

  • terekeye ait hakkın devredilmesi

bakımından birlikte hareket ilkesi dikkate alınır.

Ancak kanundan, sözleşmeden veya yetkili temsil ilişkisinden doğan istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir.

Mirasçı Miras Kalan Evi Tek Başına Satabilir mi?

Kural olarak hayır.

Miras kalan taşınmaz henüz paylaşılmamışsa ve mirasçılar taşınmaza elbirliği halinde sahip ise mirasçılardan biri taşınmazı diğer mirasçıları dışlayarak tek başına satamaz.

Örneğin babadan üç çocuğa bir daire kalmışsa çocuklardan biri:

“Benim payım üçte bir, evin üçte birini satıyorum.”

diyerek taşınmazdaki belirli bir payı doğrudan üçüncü kişiye devredemez.

Burada miras payı ile belirli tereke malındaki pay birbirinden ayrılmalıdır.

Mirasçı Kendi Miras Payını Devredebilir mi?

Belirli bir tereke malındaki payın satışı ile miras payının devri aynı hukuki işlem değildir.

Türk Medeni Kanunu’nun 677. maddesi miras payının devrini ayrıca düzenlemektedir.

Mirasçılar arasında miras payının devrine ilişkin sözleşmenin yazılı yapılması gerekir.

Bir mirasçının miras payını üçüncü kişiye devretmesine ilişkin sözleşme ise noterlikçe düzenlenmelidir.

Ancak üçüncü kişi bu işlemle doğrudan mirasçı haline gelmez veya paylaşmaya katılma yetkisi kazanmaz. Paylaşma sonucunda devreden mirasçıya özgülenecek değerin kendisine verilmesini isteme hakkı elde eder.

Dolayısıyla:

“Miras kalan evdeki payımı satıyorum”

ile

“Miras payımı devrediyorum”

aynı şey değildir.

Mirasçı Miras Kalan Evi Tek Başına Kiraya Verebilir mi?

Miras ortaklığı devam ettiği sürece terekeye ait taşınmazın yönetiminde de birlikte hareket ilkesi önemlidir.

Bu nedenle mirasçılardan birinin diğer mirasçıların rızasını yok sayarak terekeye ait taşınmazı kendi başına kiraya vermesi hukuki uyuşmazlık doğurabilir.

Özellikle;

  • kira sözleşmesinin kurulması,

  • kira bedelinin belirlenmesi,

  • kira gelirinin tahsili,

  • taşınmazın kullanım biçimi,

  • kiracının tahliyesi

bakımından miras ortaklığının yapısı dikkate alınmalıdır.

Mirasçılar bir kişiyi yetkilendirmişse veya terekeye temsilci atanmışsa sonuç farklı olabilir.

Mirasçılardan Biri Miras Kalan Evde Tek Başına Oturabilir mi?

Bir mirasçının terekeye ait taşınmazı fiilen kullanması, diğer mirasçıların haklarını ortadan kaldırmaz.

Uyuşmazlığın özelliklerine göre;

  • diğer mirasçıların kullanım talepleri,

  • elatmanın önlenmesi,

  • ecrimisil,

  • paylaşma,

  • ortaklığın sona erdirilmesi

gibi hukuki meseleler gündeme gelebilir.

Ancak bir mirasçının taşınmazı kullanması halinde otomatik olarak ecrimisil ödemek zorunda olduğu sonucuna varılamaz. Somut olayda kullanım biçimi, diğer mirasçıların talepleri ve intifadan men dahil ilgili koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.

Mirasçı Bankadaki Miras Parasını Tek Başına Çekebilir mi?

Miras ortaklığı devam ettiği sürece bankadaki para da terekenin bir unsurudur.

Bu nedenle bir mirasçı yalnızca mirasçılık belgesindeki pay oranına dayanarak:

“Hesaptaki paranın dörtte biri benim, bana ödeyin.”

şeklinde tek başına ödeme talep ettiğinde elbirliği ortaklığından kaynaklanan engelle karşılaşabilir.

Banka işlemlerinde ayrıca mirasçılık belgesi, vergi işlemleri, temsil ve hesap üzerindeki kısıtlamalar da önem taşır.

Bu konuyu ayrı problem sayfasında ayrıntılı olarak ele aldık:

Banka Miras Parasını Vermiyor, Ne Yapılmalı? →

 

Mirasçı Miras Kalan Arabayı Tek Başına Satabilir mi?

Kural olarak hayır.

Tereke içerisinde bulunan araç da miras ortaklığının parçasıdır.

Paylaşma gerçekleşmeden önce aracın devri bakımından da mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir.

Bir mirasçının aracı fiilen kullanıyor olması ona aracı tek başına satma yetkisi vermez.

 

Mirasçı Tereke Taşınmazı Üzerinde Tek Başına İpotek Kurabilir mi?

Kural olarak hayır.

İpotek kurulması taşınmaz üzerinde tasarruf niteliğinde bir işlemdir.

Miras ortaklığı devam ederken bir mirasçı:

“Bu taşınmazdaki miras oranım kadar kısmı ipotek ediyorum.”

şeklinde bağımsız işlem yapamaz.

Öncelikle taşınmaz üzerindeki mülkiyet yapısının ve miras ortaklığının hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir.

Mirasçı Tek Başına Dava Açabilir mi?

Burada önemli bir ayrım vardır.

“Tereke ile ilgili hiçbir davayı tek mirasçı açamaz” demek de, “her davayı tek başına açabilir” demek de doğru değildir.

Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan bütün mirasçılar yararlanır.

Dolayısıyla terekenin korunmasına yönelik bazı dava ve taleplerde tek mirasçının hareket etmesi mümkün olabilir.

Buna karşılık terekenin tamamını ilgilendiren bazı davalarda taraf teşkili, elbirliği mülkiyeti veya temsil meselesi ayrıca değerlendirilmelidir.

 

Mirasçı Tek Başına Terekenin Korunmasını İsteyebilir mi?

Evet.

Birlikte tasarruf kuralının en önemli istisnalarından biri budur.

Mirasçılardan her biri terekeye ait hakların korunmasını isteyebilir.

Burada amaç terekeye ait bir mal üzerinde tek başına tasarrufta bulunmak değil; tereke malının veya hakkının zarar görmesini engellemektir.

Örneğin terekeye ait bir hakkın kaybolma, devredilme veya değer kaybetme riski varsa somut olayın niteliğine uygun koruma yolları gündeme gelebilir.

Mirasçılardan Biri Hiçbir İşleme Onay Vermiyorsa Ne Yapılabilir?

Miras ortaklıklarında en sık yaşanan sorunlardan biri budur.

Bir mirasçı;

  • satışa,

  • kiraya,

  • bankadaki paranın alınmasına,

  • terekenin yönetimine,

  • paylaşmaya

sürekli olarak karşı çıkabilir.

Bu durum diğer mirasçıların sonsuza kadar hareketsiz kalması gerektiği anlamına gelmez.

Somut olayın özelliklerine göre birkaç farklı yol gündeme gelebilir.

Miras ortaklığına temsilci atanması

Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca mirasçılardan birinin talebi üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi paylaşmaya kadar miras ortaklığına temsilci atayabilir.

Bu yol özellikle terekenin yönetilemediği veya mirasçıların birlikte hareket edemediği durumlarda önem taşır.

Mirasa/Terekeye Temsilci Atanması →

 

Mirasın paylaşılması

Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesine göre mirasçılardan her biri, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanan bir engel bulunmadıkça mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Bu nedenle bir mirasçının paylaşmaya sürekli karşı çıkması, diğer mirasçıların paylaşma talep etmesine engel değildir.

Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır? →

 

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi

Türk Medeni Kanunu’nun 644. maddesi uyarınca mirasçılardan biri terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyebilir.

Sulh Hukuk Mahkemesi diğer mirasçıları dinledikten ve kanundaki şartları değerlendirdikten sonra buna karar verebilir.

 

Ortaklığın giderilmesi

Uyuşmazlığın konusu özellikle belirli bir taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesi ise somut olayın özelliklerine göre ortaklığın giderilmesi süreci de gündeme gelebilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası →

Hangi yolun kullanılacağı, terekenin tamamının mı yoksa belirli bir malın mı uyuşmazlık konusu olduğuna göre belirlenmelidir.

Miras Ortaklığına Temsilci Ne Zaman Atanabilir?

Mirasçılar terekeyi yönetemiyor, kira gelirlerini toplayamıyor, banka veya üçüncü kişiler nezdinde birlikte hareket edemiyor veya terekenin zarar görme ihtimali ortaya çıkıyorsa temsilci atanması gündeme gelebilir.

Temsilci atanması özellikle:

  • mirasçıların yoğun uyuşmazlık içinde olması,

  • terekenin yönetiminin aksaması,

  • tereke alacaklarının tahsil edilememesi,

  • taşınmazların korunamaması,

  • ortak karar alınamaması

durumlarında işlevsel olabilir.

Temsilci atanması mirası paylaştırmaz. Temsilcinin görevi esas olarak miras ortaklığının yönetimi ve korunmasıyla ilgilidir.

Elbirliği Mülkiyeti ile Paylı Mülkiyet Arasındaki Fark Nedir?

Bu ayrım mirasçının tek başına işlem yapıp yapamayacağını anlamak bakımından önemlidir.

Elbirliği mülkiyetinde

Mirasçının terekeye ait belirli mal üzerinde bağımsızlaştırılmış bir payı bulunmaz.

Hak malın tamamına yayılır ve birlikte hareket esastır.

Paylı mülkiyette

Her paydaşın hukuken belirli bir payı vardır.

Kanuni sınırlamalar saklı olmak üzere paydaş kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabilir.

Bu nedenle tapuda birden fazla mirasçının görünmesi tek başına paylı mülkiyet bulunduğunu göstermez. Mülkiyet türünün ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Mirasçılar Anlaşırsa Miras Malları Nasıl Paylaşılır?

Mirasçılar oybirliğiyle anlaşabiliyorsa terekenin tamamını veya bir kısmını aralarında paylaşabilirler.

Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi uyarınca yazılı paylaşma sözleşmesiyle tereke mallarının kimde kalacağı belirlenebilir.

Mirasçılar ayrıca elbirliği mülkiyetini miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürmeyi de kabul edebilir.

Paylaşma tamamlandıktan sonra miras ortaklığı sona erer ve mirasçıların belirli mallar üzerindeki hakları bireyselleşir.

Mirasçılar Anlaşamazsa Paylaşma Nasıl Yapılır?

Mirasçılardan biri dahi paylaşmayı istiyorsa, kanunda veya sözleşmede ortaklığın devamını gerektiren bir durum yoksa paylaşma talep edilebilir.

Paylaşmanın nasıl yapılacağı;

  • terekenin niteliğine,

  • taşınmazların bölünebilirliğine,

  • mirasçıların paylarına,

  • terekenin tamamına,

  • mevcut uyuşmazlıklara

göre belirlenir.

Bir tereke içerisinde yalnız bir taşınmaz bulunması ile çok sayıda taşınmaz, banka hesabı, şirket payı ve alacak bulunması aynı şekilde değerlendirilemez.

Bu nedenle paylaşma öncesinde terekenin bütün olarak analiz edilmesi önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Mirasçı miras kalan evi tek başına satabilir mi?

Miras ortaklığı ve elbirliği mülkiyeti devam ediyorsa kural olarak hayır. Tereke üzerindeki tasarruflarda mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir.

Mirasçılardan ikisi anlaşır, üçüncüsü anlaşmazsa ev satılabilir mi?

Kural olarak elbirliği mülkiyetinde çoğunluk yeterli değildir. Ancak mirasın paylaşılması, temsilci atanması veya diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.

Mirasçı kendi miras payını satabilir mi?

Belirli tereke malındaki payın satışı ile miras payının devri farklıdır. Miras payının devri Türk Medeni Kanunu’nun 677. maddesinde özel şekil şartlarına bağlanmıştır.

Mirasçı miras kalan evi tek başına kiraya verebilir mi?

Kural olarak terekenin yönetiminde birlikte hareket ilkesi geçerlidir. Yetkilendirme, temsil veya kanuni istisnalar bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Mirasçı bankadaki kendi payını çekebilir mi?

Miras ortaklığı devam ettiği sürece tek mirasçının yalnız pay oranına dayanarak tereke hesabından kendi kısmını çekmesi mümkün olmayabilir.

Mirasçı tek başına dava açabilir mi?

Davanın türüne göre değişir. Her mirasçı tereke haklarının korunmasını tek başına isteyebilir; ancak terekenin tamamını ilgilendiren bazı davalarda taraf teşkili ayrıca değerlendirilir.

Bir mirasçı hiçbir belgeyi imzalamazsa ne olur?

Bu durum miras ortaklığını çıkmaza sokabilir ancak diğer mirasçıların hukuki imkânlarını ortadan kaldırmaz. Paylaşma, temsilci atanması veya elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi gibi yollar gündeme gelebilir.

Miras ortaklığı ne zaman sona erer?

Mirasın paylaşılmasıyla sona erer.

Sonuç

Birden fazla mirasçı bulunması halinde paylaşmaya kadar tereke üzerinde elbirliği esasına dayanan miras ortaklığı bulunmaktadır.

Bu nedenle bir mirasçı kural olarak;

  • miras kalan taşınmazı tek başına satamaz,

  • tereke taşınmazında kendi oranına karşılık gelen bölümü bağımsız şekilde devredemez,

  • diğer mirasçıların iradesini yok sayarak önemli tasarruf işlemleri yapamaz,

  • yalnız miras oranına dayanarak bankadaki parayı tek başına alamaz.

Buna karşılık mirasçılardan her biri tereke haklarının korunmasını isteyebilir ve şartları varsa mirasın paylaşılmasını, miras ortaklığına temsilci atanmasını veya elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini talep edebilir.

Dolayısıyla miras ortaklığında temel soru yalnız:

“Miras payım ne kadar?”

değildir.

Asıl soru:

“Paylaşma gerçekleşmeden önce hangi işlemi tek başıma yapabilirim ve hangi işlem için diğer mirasçılarla birlikte hareket etmem gerekir?”

sorusudur.

Miras hukukuna ilişkin genel dava ve uyuşmazlıklar hakkında:

Miras Avukatı →

Yazar Hakkında

Av. Mehmet Serhat Tercan

Av. Mehmet Serhat Tercan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olup Tercan Avukatlık Bürosu’nun kurucusudur.

Çalışmalarını özellikle miras uyuşmazlıkları, miras ortaklığı, miras paylaşımı, muris muvazaası, tenkis, vasiyetname ve terekeye ilişkin hukuki uyuşmazlıklar üzerinde sürdürmektedir.

Av. Mehmet Serhat Tercan hakkında daha fazla bilgi →

İstanbul / Kadıköy Ofis Bilgileri

Tercan Avukatlık Bürosu

Fenerbahçe Mah.
Fener Kalamış Cad. No:65/3
Kadıköy / İstanbul

Telefon: 0532 659 48 54

Görüşmeler randevu ile gerçekleştirilmektedir.

İletişim ve randevu →

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tereke üzerindeki yetkiler, yapılacak işlemin niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.