İnsan doğduğu anda kendisine verilen ismi veya ailesinden gelen soyadını hayatı boyunca taşımak zorunda değildir. İsim ve soyadı kişinin kimliğinin en önemli parçalarından biri olmakla birlikte, Türk Medeni Kanunu haklı sebeplerin bulunması hâlinde bunların değiştirilmesine izin vermektedir.
Uygulamada isim değiştirmek isteyen kişilerin sebepleri birbirinden oldukça farklıdır. Kimi insan nüfusta yazılı isminden hiçbir zaman hoşlanmamış ve o isimle aidiyet kuramamıştır. Kimi çocukluğundan beri ailesi ve arkadaşları tarafından tamamen başka bir isimle tanınmaktadır. Bazı kişiler açısından mevcut isim geçmişte yaşanan travmatik bir olayı veya artık ilişki kurmak istemedikleri bir kişiyi hatırlatmaktadır. Bazen de isim veya soyadı telaffuz güçlüğü, alay edilme, mesleki hayat, sosyal çevre veya kültürel nedenlerle ciddi bir problem hâline gelmektedir.
Bu nedenle isim değiştirme davalarında yalnızca nüfus kayıtlarına değil, kişinin o isimle kurduğu gerçek hayat ilişkisine bakmak gerekir.
Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesi bu konuda temel kuralı koymaktadır:
Adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.
Kanun hangi durumların mutlaka haklı sebep sayılacağını tek tek sıralamamıştır. Bu nedenle haklı sebebin bulunup bulunmadığı her dosyanın kendi özelliklerine göre değerlendirilir.
İsim Değiştirmek İçin Haklı Sebep Nedir?
İsim veya soyadı değişikliği davasının merkezinde haklı sebep vardır. Haklı sebep yalnızca ismin hakaret niteliğinde, gülünç veya objektif olarak kötü olması demek değildir. Kişinin sosyal ve psikolojik hayatıyla bağlantılı şahsi nedenleri de haklı sebep oluşturabilir.
Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımında özellikle kişinin uzun süredir toplum içerisinde başka bir isim veya soyadıyla tanınıyor olması önemli kabul edilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.06.2021 tarihli, 2017/3159 E., 2021/858 K. sayılı kararında da kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadını resmî olarak taşımak istemesinin haklı neden oluşturabileceği kabul edilmiştir.
Uygulamada haklı sebep olarak değerlendirilebilecek durumlar arasında özellikle kişinin nüfustaki isminden farklı bir isimle uzun süredir tanınması, mevcut ismin alay konusu olması, telaffuzunun ciddi güçlük yaratması, kötü şöhretli bir kişiyle özdeşleşmesi, kişide olumsuz veya travmatik çağrışımlar meydana getirmesi, kişinin ismiyle aidiyet kuramaması ve mesleki veya sosyal yaşamda farklı bir isim kullanması yer alabilir.
Eski makalemizde de üzerinde durduğumuz gibi burada temel mesele şudur: İsim yalnız nüfus cüzdanında yazan bir kelime değildir; kişinin toplum içerisindeki kimliğinin bir parçasıdır.
Bu nedenle mahkeme haklı sebebi değerlendirirken yalnız:
“Bu isim kötü bir isim mi?”
sorusuna bakmaz. Asıl soru çoğu zaman:
“Bu kişinin mevcut ismini değiştirmesinde korunmaya değer, makul ve gerçek bir kişisel menfaat bulunuyor mu?”
sorusudur.
Çevremde Başka Bir İsimle Tanınıyorum, İsmimi Değiştirebilir miyim?
Evet. İsim değiştirme davalarında en güçlü ve uygulamada en sık karşılaşılan sebeplerden biri kişinin nüfustaki isminden farklı bir isimle tanınmasıdır.
Örneğin nüfus kaydında “Mehmet” yazan bir kişi çocukluğundan itibaren ailesi, arkadaşları ve iş çevresinde “Mert” olarak biliniyor olabilir. Kişinin sosyal yaşamındaki gerçek kimliği ile resmî kaydı arasında yıllardır devam eden bu farklılığın giderilmesi haklı sebep olarak değerlendirilebilir.
Yargıtay da kişinin çevresinde başka bir adla bilinip çağrılmasını isim değişikliği bakımından önemli görmektedir. Eski makalemizde yer verdiğimiz Yargıtay kararında da nüfusta kayıtlı isminden farklı bir isimle çevresinde tanındığını tanık ve diğer delillerle ortaya koyan kişinin talebinin reddedilmesi doğru bulunmamıştı.
Burada önemli olan, iddianın mümkün olduğunca somutlaştırılmasıdır. Aile, arkadaş, iş çevresi veya sosyal yaşamda hangi isimle tanındığınız; bu kullanımın ne kadar süredir devam ettiği ve resmî isim ile kullanılan isim arasındaki farklılığın hayatınızda ne tür sorunlar yarattığı açıklanmalıdır.
Sadece İsmimi Sevmemem Değiştirmek İçin Yeterli mi?
Bu sorunun cevabı somut olaya göre değişir.
Kanun, isim değişikliği için kişinin mutlaka alaya uğramasını veya isminde objektif olarak kötü bir anlam bulunmasını şart koşmamaktadır. Bununla birlikte mahkemeye yalnızca:
“İsmimi beğenmiyorum, başka bir isim istiyorum.”
şeklinde hiçbir gerekçe sunulmaması hâlinde haklı sebebin ortaya konulması güçleşebilir.
İsimden duyulan rahatsızlığın kişinin yaşamındaki karşılığı önemlidir. Kişinin uzun yıllardır bu isimle kendisini özdeşleştirememesi, başka bir isim kullanması, mevcut ismin psikolojik veya sosyal rahatsızlık yaratması ya da kişinin yaşam biçimi ve kimliğiyle gerçek bir uyumsuzluk oluşturması mahkeme tarafından değerlendirmeye alınabilir.
Başka bir ifadeyle mahkemenin aradığı şey olağanüstü veya dramatik bir olay değil, gerçek ve korunmaya değer bir sebeptir.
Soyadı Değiştirmek Mümkün mü?
Evet. Türk Medeni Kanunu'nun adın değiştirilmesine ilişkin 27. maddesi kapsamında soyadının değiştirilmesi de mümkündür.
Soyadı da kişinin kişilik hakkının ve sosyal kimliğinin bir unsurudur. Bu nedenle kişinin mevcut soyadı nedeniyle ciddi sosyal sorunlar yaşaması, soyadının gülünç veya rahatsız edici çağrışımlara sahip olması, uzun süredir başka bir soyadıyla tanınması veya somut olayın özelliklerine göre mevcut soyadıyla aidiyet kuramaması haklı sebep olarak değerlendirilebilir.
Yargıtay'ın güncel yaklaşımı da katı bir sebep listesi kabul etmemektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.05.2025 tarihli, 2024/7121 E., 2025/4623 K. sayılı kararında haklı sebebin kanunda tek tek tanımlanmadığı ve her davanın kendine özgü koşullarına göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bununla birlikte yeni seçilecek soyadının Soyadı Kanunu ve diğer emredici mevzuat hükümlerine aykırı olmaması gerekir. Kişi soyadını değiştirme hakkına sahip olsa da tamamen sınırsız bir seçim özgürlüğü söz konusu değildir.
e-Devlet Üzerinden İsim veya Soyadı Değiştirilebilir mi?
2026 itibarıyla en fazla karıştırılan konulardan biri budur.
Geçmiş yıllarda belirli şartları taşıyan ad ve soyadları bakımından mahkemeye gitmeden, il veya ilçe idare kurulu kararıyla düzeltme yapılmasına ilişkin geçici bir uygulama bulunuyordu. Bu kapsamda özellikle yazım ve imla hataları bulunan, genel ahlaka uygun olmayan veya gülünç olarak değerlendirilen bazı ad ve soyadları için e-Devlet üzerinden başvuru yapılabilmişti.
Ancak bu uygulama süreliydi ve 24 Aralık 2022 tarihinde sona erdi.
Dolayısıyla internette hâlen bulunan:
“e-Devlet'e girip isim değiştirebilirsiniz.”
şeklindeki eski içerikler güncel değildir.
2026 itibarıyla kişinin gerçek anlamda adını veya soyadını başka bir ad veya soyadıyla değiştirmek istemesi hâlinde temel yol TMK m.27 kapsamında mahkemeye başvurmaktır.
Burada nüfus kaydındaki basit maddi yazım hataları ayrıca değerlendirilmelidir. Nüfus Hizmetleri Kanunu m.35 kapsamında kayıt sırasında yapılmış gerçek bir maddi hata, dayanak belgesine göre nüfus müdürlüğünce düzeltilebilir. Ancak:
“Mehmet yerine Mert olmak istiyorum.”
talebi bir yazım hatasının düzeltilmesi değil, ad değişikliğidir ve farklı bir hukuki işlemdir.
İsim ve Soyadı Değişikliği Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İsim ve soyadı değişikliği davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36 gereğince dava, kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır ve yargılama ilgili nüfus müdürlüğünün katılımıyla yürütülür.
Dolayısıyla kişinin doğduğu şehirde veya nüfusa kayıtlı olduğu memlekette dava açması zorunlu değildir. Esas alınan yer, kural olarak kişinin güncel yerleşim yeridir.
Örneğin Sakarya nüfusuna kayıtlı olup yıllardır İstanbul'da yaşayan ve yerleşim yeri İstanbul olan kişinin sırf nüfusu Sakarya'da olduğu için Sakarya'da dava açması gerekmez.
Bu davalar aile mahkemesinde değil, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
İsim Değişikliği Davasında Tanık Gerekir mi?
Kanunda:
“İsim değiştirmek isteyen kişi mutlaka iki tanık getirmek zorundadır.”
şeklinde bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak haklı sebebin niteliğine göre tanık delili son derece önemli olabilir. Özellikle kişinin çevresinde yıllardır başka bir isimle tanındığı ileri sürülüyorsa bunu bilen aile üyeleri, arkadaşlar, komşular veya çalışma arkadaşlarının beyanları güçlü delil oluşturabilir.
Buna karşılık her dosyada tanık zorunlu değildir. Haklı sebep yazılı belgeler, mesleki kayıtlar veya başka objektif delillerle açık biçimde ortaya konulabiliyorsa dava buna göre ispatlanabilir.
Önemli olan çok sayıda tanık göstermek değil, iddia edilen haklı sebebi gerçekten bilen kişileri göstermektir.
Örneğin çevrenizde “Deniz” adıyla tanındığınızı ileri sürüyorsanız, sizi yalnız resmî isminizle bilen bir tanığın dosyaya katkısı sınırlı olacaktır. Buna karşılık on yıldır sizi Deniz olarak tanıyan yakın çalışma arkadaşınız veya sosyal çevrenizden bir kişi çok daha anlamlı bir tanık olabilir.
İsim Değişikliği Davasında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Delil yapısı haklı sebebe göre değişir. Tanık beyanlarının yanında kişinin uzun süredir kullandığı isimle oluşturulmuş sosyal veya mesleki kayıtlar, yazışmalar, sertifikalar, yayınlar ve somut olaya uygun diğer belgeler kullanılabilir.
Örneğin sanat hayatında yıllardır başka bir isim kullanan kişi açısından yayınlar ve mesleki çalışmalar; sosyal çevrede başka isimle tanınan kişi açısından tanıklar; mevcut ismin belirli bir olayla bağlantılı travmatik sonuç yarattığı bir durumda ise olayın niteliğine ilişkin belgeler önem taşıyabilir.
Burada amaç mahkemeye yüzlerce sayfa belge vermek değildir. İyi hazırlanmış bir dosyada:
haklı sebep nedir, hangi delil bunu ispatlıyor ve neden isim değişikliği gereklidir
sorularının cevabı açık olmalıdır.
İsmime İkinci Bir İsim Ekletebilir veya İsimlerimden Birini Sildirebilir miyim?
Evet. İsim değişikliği yalnız mevcut ismin tamamen başka bir isimle değiştirilmesi şeklinde gerçekleşmez.
Kişi haklı sebebinin bulunması hâlinde mevcut adına yeni bir isim eklenmesini, birden fazla isminden birinin çıkarılmasını veya kullanılan isimlerin değiştirilmesini talep edebilir.
Örneğin kişinin nüfusta tek ismi bulunmasına rağmen hayatı boyunca iki isimle tanınması veya nüfustaki iki isminden birini hiçbir zaman kullanmaması somut olayın şartlarına göre değişiklik talebine konu olabilir.
Yine burada asıl kriter talebin şekli değil, haklı sebebin bulunmasıdır.
İsim veya Soyadı Birden Fazla Kez Değiştirilebilir mi?
Evet; isim veya soyadının geçmişte bir kez değiştirilmiş olması, hayat boyunca bir daha değiştirilemeyeceği anlamına gelmez.
Eski mevzuat ve eski internet içerikleri nedeniyle bu konuda ciddi bilgi kirliliği bulunmaktadır. Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36'nın güncel düzenlemesi haklı sebep bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltmenin yeniden hâkimden istenebilmesine imkân tanımaktadır.
Dolayısıyla:
“Bir kere değiştirdim, artık hiçbir şekilde değiştiremem.”
şeklinde mutlak bir kural yoktur.
Ancak ikinci veya sonraki değişiklik talebinde de yeniden haklı sebebin ortaya konulması gerekir.
Çocuğun İsmi veya Soyadı Değiştirilebilir mi?
Çocukların isim ve soyadı değişikliği mümkündür ancak yetişkin kişinin kendi adına ilişkin talebinden daha hassas değerlendirilir.
Çocukla ilgili uyuşmazlıklarda yalnız anne veya babanın kişisel tercihi değil, çocuğun üstün yararı esas alınır. Çocuğun yaşı, sosyal çevresi, mevcut isim veya soyadıyla kurduğu kimlik, ebeveynlerle ilişkisi ve değişikliğin çocuk üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarihli, 2024/7118 E., 2025/1326 K. sayılı kararında da çocuğun taşıyacağı ismin belirlenmesinde sosyal çevrede kolay kullanılabilmesi ve çocuğa ileride güçlük yaratmaması gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Özellikle boşanma sonrasında velayetin anneye bırakılmış olması:
“Çocuğun soyadı da otomatik olarak annenin soyadı yapılabilir.”
anlamına gelmez. Böyle bir talep çocuğun üstün yararı ve somut olayın özellikleri çerçevesinde ayrıca incelenir.
İsim Değişikliği Davası Ne Kadar Sürer?
İsim ve soyadı değişikliği davaları çoğu karmaşık malvarlığı veya ticari davaya kıyasla daha sınırlı bir inceleme alanına sahiptir. Ancak her mahkeme için geçerli kesin bir:
“30 günde biter” veya “tek celsede sonuçlanır”
süresi yoktur.
Mahkemenin iş yükü, tebligatlar, gösterilen deliller, tanıkların dinlenmesi ve dosyanın özellikleri süreyi etkiler. Haklı sebebi açık, delilleri baştan hazırlanmış dosyaların daha düzenli ilerlemesi mümkündür.
Kararın verilmesiyle de bütün süreç aynı gün sona ermez. Kararın kesinleşmesi ve nüfus kayıtlarına işlenmesi aşamaları bulunmaktadır.
Bu nedenle yalnız davanın ne kadar süreceğine değil, ilk dilekçeden itibaren dosyanın doğru kurulmasına odaklanmak daha önemlidir.
İsim Değişikliği Davasını Avukatla Açabilir miyim?
Evet.
Eski metnimizde de belirttiğimiz gibi kişinin davayı mutlaka tek başına takip etmesi gerekmez. İsim ve soyadı değişikliği davası avukat aracılığıyla açılıp takip edilebilir.
Bu davalarda avukat tutmak genel olarak zorunlu değildir. Kişi kendi davasını da açabilir.
Ancak davanın kabulü için sadece:
“İsmimi değiştirmek istiyorum.”
denilmesi yeterli olmadığından, haklı sebebin hukuken doğru şekilde kurulması ve ispat araçlarının belirlenmesi önem taşır.
Özellikle soyadı uyuşmazlıkları, çocukların soyadı, daha önce yapılmış değişiklikler veya alışılmışın dışındaki isim taleplerinde dosyanın hukuki niteliğinin baştan doğru değerlendirilmesi gerekir.
İsim Değişikliği Kararı İlan Edilir mi? 2026 Güncel Durum
Bu konuda 2024-2026 döneminde mevzuat birkaç kez değiştiği için internetteki eski içeriklerin önemli bölümü güncelliğini kaybetmiştir.
Türk Medeni Kanunu m.27'nin bugün yürürlükte bulunan düzenlemesi, ad değişikliğinin nüfus siciline kaydedilmesinin yanında Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan edilmesini de öngörmektedir.
Ancak Anayasa Mahkemesi 25.12.2025 tarihli, 2025/120 E., 2025/270 K. sayılı kararıyla Basın İlan Kurumunun portalında ilan zorunluluğuna ilişkin düzenlemeyi ve ilanda yayımlanacak kapsamlı kişisel verilere ilişkin hükmü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir.
Karar 1 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış; Anayasa Mahkemesi hukuki boşluk doğmaması amacıyla iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.
Dolayısıyla Eylül 2026 itibarıyla bir geçiş dönemi bulunmaktadır. Mevcut kural henüz yürürlüktedir; Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü ise yeni bir kanuni düzenleme yapılmaması hâlinde 1 Ocak 2027 itibarıyla sonuç doğuracaktır.
Bu nedenle isim değişikliği konusunda 2022 veya 2024 tarihli eski internet yazılarındaki ilan usulleri güncel kabul edilmemelidir.
İsim Değişince Eski Borçlar, Davalar ve Kayıtlar Silinir mi?
Hayır.
TMK m.27 açık biçimde ad değişmekle kişisel durumun değişmeyeceğini düzenlemektedir.
İsim veya soyadı değişikliği kişinin hukuki kimliğinin geçmişini ortadan kaldırmaz. T.C. kimlik numarası, soybağı, evlilik, çocuklar, malvarlığı, borçlar, sözleşmeler, dava ve icra dosyaları kişiyle bağlantılı olmaya devam eder.
Dolayısıyla isim değiştirerek:
-
borçlardan,
-
icra takiplerinden,
-
sabıka veya yargı kayıtlarından,
-
sözleşmesel yükümlülüklerden
kurtulmak mümkün değildir.
İsim değişikliği yeni bir kişi yaratmaz; aynı kişinin adını değiştirir.
İsim Değiştikten Sonra Kimlik ve Diğer Belgeler Ne Olur?
Mahkeme kararının kesinleşmesi ve nüfus kaydına işlenmesinden sonra kişinin yeni adı veya soyadı resmî nüfus kaydında görünür hâle gelir.
Bunun ardından yeni T.C. kimlik kartı çıkarılması gerekir. Pasaport, ehliyet, banka kayıtları, mesleki kayıtlar, eğitim belgeleri ve kişinin kullandığı diğer sistemler bakımından da somut kuruma göre gerekli güncellemeler yapılmalıdır.
Birçok kamu sistemi T.C. kimlik numarası üzerinden çalıştığı için hukuki bağlantı kaybolmaz. Ancak kişinin günlük yaşamında kullandığı fiziksel belgelerin ve özel kurum kayıtlarının güncellenmesi gerekebilir.
Mahkeme İstediğim Her Yeni İsmi Kabul Eder mi?
Mahkeme yalnız eski ismi değiştirmenin haklı olup olmadığına değil, talep edilen yeni ismin hukuk düzenine uygun olup olmadığına da bakabilir.
Yeni isim veya soyadı emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine ve ilgili isim-soyadı mevzuatına aykırı olmamalıdır.
Bununla birlikte kişinin değiştirmek istediği ismi yıllardır kullanıyor olması önemli bir göstergedir. Özellikle sosyal yaşamında herkes tarafından belirli bir adla bilinen kişinin bu adı resmî olarak taşımayı istemesi Yargıtay tarafından da korunmaya değer görülmektedir.
Bu noktada mahkemenin kişinin hayat tarzı veya mesleği üzerinden keyfî bir isim tercihi yapması doğru değildir. Nitekim Yargıtay'ın eski makalemizde de yer verdiğimiz kararında, kişinin çevresinde “Sozdar” ismiyle tanındığı ispatlandığı hâlde bu ismin ileride yapacağı meslekle uyumsuz olacağı gerekçesiyle talebin reddedilmesi hukuka uygun bulunmamıştır.
Kişinin adı, başkalarının estetik tercihinden önce kişinin kendi kimliğinin bir parçasıdır.
İsim veya Soyadı Değişikliğinden Zarar Gören Bir Kişi İtiraz Edebilir mi?
Evet.
Türk Medeni Kanunu m.27'ye göre adın değiştirilmesinden zarar gören kişi, değişikliği öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.
Bu düzenleme isim değiştirme hakkının başkalarının mevcut haklarını ortadan kaldırmak için kullanılamayacağını göstermektedir.
Ancak her üçüncü kişinin yalnız değişikliği beğenmemesi yeterli değildir. Kişinin değişiklik nedeniyle korunmaya değer bir zararının veya hukuki menfaatinin bulunması gerekir.
İsim ve Soyadı Değişikliği Davasında Sık Sorulan Sorular
e-Devlet'ten isim değiştirebilir miyim?
2026 itibarıyla genel isim veya soyadı değişikliği e-Devlet üzerinden yapılmamaktadır. Geçmişteki sınırlı ve geçici idari uygulama 24 Aralık 2022'de sona ermiştir. Gerçek isim değişikliği taleplerinde temel yol mahkemedir.
İsim değiştirmek için tanık şart mı?
Kanunda mutlaka tanık gösterilmesi gerektiğine ilişkin bir şart yoktur. Ancak özellikle kişinin çevresinde başka bir isimle tanındığının ispatında tanık oldukça güçlü bir delildir.
İsim değiştirmek için iki tanık zorunlu mu?
Hayır. “Mutlaka iki tanık” şeklinde kanuni bir sayı şartı bulunmamaktadır. Delil ihtiyacı dosyaya göre değerlendirilir.
Sadece ismimi sevmediğim için değiştirebilir miyim?
Salt soyut bir beğenmeme gerekçesinden ziyade bunun kişisel ve sosyal yaşamınızdaki karşılığının açıklanması gerekir. Aidiyet kuramama, uzun süredir başka isim kullanma ve benzeri sebepler somut olay içerisinde değerlendirilebilir.
İsmimi tamamen farklı bir isim yapabilir miyim?
Haklı sebebiniz bulunuyorsa mevcut ismin tamamen değiştirilmesi mümkündür. Talep edilen yeni ismin hukuk düzenine uygun olması gerekir.
İsmime ikinci isim ekletebilir miyim?
Evet. Haklı sebebin bulunması hâlinde isim eklenmesi veya mevcut isimlerden birinin çıkarılması da talep edilebilir.
Soyadımı istediğim soyadıyla değiştirebilir miyim?
Soyadı değişikliği mümkündür ancak seçilecek soyadının kanundaki sınırlamalara aykırı olmaması gerekir.
Babamın soyadını taşımak istemiyorum. Değiştirebilir miyim?
Bu durum tek başına otomatik kabul sebebi değildir ancak kişinin aile ilişkileri, sosyal kimliği ve mevcut soyadıyla bağlantılı somut nedenleri haklı sebep değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
İsim değiştirme davası aile mahkemesinde mi açılır?
Hayır. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Davayı doğduğum şehirde mi açmalıyım?
Kural olarak hayır. Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36 uyarınca kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi yetkilidir.
İsim değişikliği davası kaç kere açılabilir?
Geçmişte isim değişikliği yapılmış olması yeni bir değişikliği mutlak biçimde engellemez. Yeni talep bakımından da haklı sebebin bulunması gerekir.
İsim değiştirince diploma geçersiz olur mu?
Hayır. Aynı kişi olmaya devam edersiniz. Gerekli hâllerde isim değişikliğini gösteren mahkeme kararı ve nüfus kayıtlarıyla eski ve yeni isim arasındaki bağlantı ortaya konulabilir.
İsim değiştirince sabıka kaydı silinir mi?
Hayır. İsim değişikliği kişinin hukuki geçmişini ortadan kaldırmaz.
İsim değiştirince borçlar silinir mi?
Hayır. İsim veya soyadının değişmesi mevcut borçları ve hukuki yükümlülükleri etkilemez.
İsim değişikliği kararı internette ilan edilir mi?
Eylül 2026 itibarıyla TMK m.27'deki mevcut ilan düzenlemesi henüz yürürlüktedir. Ancak Anayasa Mahkemesi E.2025/120, K.2025/270 sayılı kararıyla internet portalındaki ilan sistemine ilişkin hükümleri iptal etmiş ve iptalin yürürlüğünü dokuz ay ertelemiştir. Mevzuatta yeni değişiklik yapılmaması hâlinde iptal hükmü 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girecektir.
Sonuç
İsim ve soyadı değişikliği davasını yalnızca kişinin nüfus cüzdanındaki birkaç harfi değiştiren basit bir kayıt işlemi olarak görmek doğru değildir.
İsim, kişinin sosyal hayatta nasıl tanındığıyla ve kendisini hangi kimlikle ifade ettiğiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu kişiyi istemediği veya gerçek yaşamıyla uyuşmayan bir ismi ömür boyu taşımaya zorlamamakta; haklı sebep bulunduğunda değişikliğe izin vermektedir.
Ancak davanın kabulü için haklı sebebin mahkemeye somut biçimde anlatılması gerekir. Kişinin başka isimle tanınması, ismiyle aidiyet kuramaması, mevcut ismin travmatik veya olumsuz çağrışımları, sosyal ve mesleki kullanım gibi sebepler dosyanın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
Her dosya kendi sebebiyle değerlendirilmelidir.
Kimi dosyada tek mesele kişinin yıllardır kullandığı gerçek sosyal ismi nüfusa taşımaktır. Kimi dosyada aile geçmişi veya travmatik bir olay vardır. Kimi dosyada ise soyadı kişinin bugünkü sosyal yaşamıyla artık hiçbir bağlantı kuramadığı bir kimliğin sembolü hâline gelmiştir.
Bu nedenle doğru soru yalnız:
“İsim değiştirilebilir mi?”
değildir.
Asıl soru:
“Bu kişinin ismini veya soyadını değiştirmesini haklı kılan sebep nedir ve bunu mahkemede nasıl ortaya koyabiliriz?”
olmalıdır.
Dava Nasıl Açılır? başlıklı yazımızdan dava açma sürecinin genel yapısı hakkında ayrıca bilgi edinebilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Mehmet Serhat Tercan, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olup Tercan Avukatlık Bürosu'nun kurucusudur.
Çalışmalarını özel hukuk uyuşmazlıkları, kişilik ve nüfus davaları, aile hukuku, miras hukuku ile dava ve uyuşmazlık stratejilerinin oluşturulması alanlarında sürdürmektedir.
İsim ve soyadı değişikliği dosyalarında özellikle haklı sebebin somutlaştırılması, sosyal kullanımın ispatı ve değişiklik talebinin kişinin gerçek yaşamındaki karşılığının mahkemeye doğru biçimde aktarılması üzerinde çalışmaktadır.
İstanbul / Kadıköy Ofis Bilgileri
Tercan Avukatlık Bürosu
Fenerbahçe Mah.
Fener Kalamış Cad. No:65/3
Kadıköy / İstanbul
Telefon: 0532 659 48 54
Görüşmeler randevu ile gerçekleştirilmektedir.
