Mirasa Mirasçı Atanması Nedir?

 

Atanmış Mirasçı Nedir? Mirasçı Atama Nasıl Yapılır?

Atanmış mirasçı; mirasbırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesiyle, mirasının tamamı ya da belirli bir oranı üzerinde mirasçı sıfatı verdiği kişidir.

Türk Medeni Kanunu m.516'ya göre mirasbırakan:

mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir.

Dolayısıyla bir kişi:

“Öldüğümde mirasımın yarısı kardeşim Ahmet'e kalsın.”

şeklinde geçerli bir ölüme bağlı tasarrufta bulunursa Ahmet yalnız belirli bir malın alacaklısı olmaz; terekenin 1/2 oranında atanmış mirasçısı hâline gelir.

Atanmış mirasçı ile kendisine yalnızca belirli bir ev, araç veya para bırakılan vasiyet alacaklısı aynı şey değildir.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Çünkü atanmış mirasçı, mirasbırakanın ölümüyle birlikte terekeye külli halef sıfatıyla katılır; tereke üzerinde doğrudan mirasçılık hakkı kazanır ve kural olarak tereke borçlarından da mirasçı sıfatıyla sorumlu olur.

Kendisine yalnız belirli bir mal bırakılan kişi ise kural olarak mirasçı olmaz; mirasçılara karşı belirli malın veya hakkın kendisine verilmesini isteme hakkı kazanır.

Mirasçı kavramının genel yapısı için Mirasçı Nedir? sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Mirasçı Atama Nedir?

Mirasçı atama, mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufla bir kişiyi veya birden fazla kişiyi kendi mirasına mirasçı olarak dahil etmesidir.

Türk Medeni Kanunu m.516 bu konuda temel kuralı düzenlemektedir.

Bir kişiye:

terekenin tamamı

veya

terekenin belirli bir oranı

bırakılıyorsa hukuken mirasçı ataması söz konusu olabilir.

Örneğin:

“Tüm mirasımı A'ya bırakıyorum.”

veya

“Mirasımın dörtte birini B'ye bırakıyorum.”

ifadeleri, diğer geçerlilik şartlarının da bulunması hâlinde mirasçı ataması niteliği taşıyabilir.

Buna karşılık:

“Kadıköy'deki dairemi B'ye bırakıyorum.”

ifadesinde kural olarak terekenin bir oranı değil belirli bir mal bırakılmaktadır.

Bu nedenle ikinci tasarruf mirasçı atama değil, belirli mal bırakma niteliğinde olabilir.

Atanmış Mirasçı ile Yasal Mirasçı Arasındaki Fark Nedir?

Yasal mirasçının miras hakkı doğrudan kanundan kaynaklanır.

Çocuklar, sağ kalan eş, belirli şartlarda anne-baba ve diğer kanuni mirasçılar için mirasbırakanın ayrıca:

“Seni mirasçı atıyorum.”

demesine gerek yoktur.

Atanmış mirasçının hakkı ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuna dayanır.

Ancak miras açıldıktan sonra iki mirasçı türünün hukuki konumları düşündüğünden çok daha yakındır.

Türk Medeni Kanunu m.599 açık biçimde:

“Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar.”

hükmünü içermektedir.

Dolayısıyla atanmış mirasçı yalnız:

“Mirasçılardan bir şey isteme hakkı olan kişi”

değildir.

Gerçek anlamda mirasçıdır.

Atanmış Mirasçı ile Vasiyet Alacaklısı Arasındaki Fark Nedir?

Miras hukukunda en fazla karıştırılan ayrım budur.

Türk Medeni Kanunu m.517, mirasbırakanın bir kişiyi mirasçı atamaksızın kendisine belirli bir mal bırakabileceğini düzenlemektedir.

Atanmış mirasçı

Terekenin tamamında veya belirli bir oranında hak sahibidir.

Örneğin:

“Mirasımın %30'unu Ayşe'ye bırakıyorum.”

Ayşe atanmış mirasçı olabilir.

Belirli mal vasiyeti

Kişiye belirli bir mal veya hak bırakılır.

Örneğin:

“Fenerbahçe'deki dairemi Ayşe'ye bırakıyorum.”

Burada Ayşe kural olarak terekenin tamamına ortak olan mirasçı değil, belirli mal vasiyeti alacaklısıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2026 tarihli, 2025/44 E. ve 2026/16 K. sayılı güncel kararında da mirasçı atamasında belirli bir mal değil, terekenin tamamının veya belirli bir oranının bırakıldığı vurgulanmıştır.

Bu ayrım yalnız terminoloji değildir.

Mirasın kazanılması, tereke borçlarından sorumluluk, tapu işlemleri ve dava türü bakımından tamamen farklı sonuç doğurabilir.

Atanmış Mirasçı Mirası Ne Zaman Kazanır?

Mirasbırakanın ölümüyle.

Atanmış mirasçının hakkını kazanabilmesi için kural olarak:

  • ayrıca kabul beyanında bulunması,

  • vasiyetnamenin tenfizi davası açması,

  • bütün yasal mirasçıların onayını alması

gerekmez.

TMK m.599 gereğince atanmış mirasçı da yasal mirasçı gibi mirası mirasbırakanın ölümüyle kazanır.

Bu nokta özellikle 2025 tarihli yeni Yargıtay kararıyla daha da önem kazanmıştır.

Atanmış Mirasçı Vasiyetnamenin Tenfizi Davası Açmak Zorunda mı?

Kural olarak hayır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2025 tarihli, 2025/1056 E. ve 2025/5396 K. sayılı kararında bu konuda önemli bir ayrım yapılmıştır.

Yargıtay, atanmış mirasçının mirasbırakanın ölümüyle mirası doğrudan kazandığını ve mirasçılık belgesiyle hakkını ileri sürebileceğini kabul ederek, sırf atanmış mirasçılığın yerine getirilmesi amacıyla ayrıca vasiyetnamenin tenfizi davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını değerlendirmiştir.

Bu durum belirli mal vasiyetinden farklıdır.

Belirli mal vasiyeti alacaklısı TMK m.600 kapsamında kural olarak mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahiptir. Atanmış mirasçı ise külli halef olarak terekeye doğrudan katılır.

Dolayısıyla vasiyetname görüldüğünde ilk yapılması gereken şey:

“Tenfiz davası açalım.”

demek değil;

önce tasarrufun mirasçı atama mı yoksa belirli mal bırakma mı olduğunun belirlenmesidir.

Mirasçı Atama Nasıl Yapılır?

Mirasçı atama bir ölüme bağlı tasarruftur.

Türk Medeni Kanunu m.514'e göre mirasbırakan, tasarruf özgürlüğü sınırları içerisinde malvarlığının tamamında veya bir kısmında:

vasiyetname

veya

miras sözleşmesi

ile tasarrufta bulunabilir.

Dolayısıyla:

“Çocuklarıma söyledim, öldüğümde mirasımın yarısı arkadaşıma kalacak.”

şeklindeki salt sözlü açıklama, kanunun aradığı ölüme bağlı tasarruf şekillerinden birine uygun değilse mirasçı atamak için yeterli olmaz.

Mirasçı atama iradesinin geçerli bir vasiyetname veya miras sözleşmesinde yer alması gerekir.

Vasiyetname şekilleri ve geçerlilik koşulları için Vasiyetname Nasıl Düzenlenir? sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Vasiyetname ile Mirasçı Atanabilir mi?

Evet.

Mirasçı atamanın uygulamadaki en yaygın şekillerinden biri vasiyetnamedir.

Mirasbırakan geçerli bir vasiyetnamede örneğin:

“Terekemin dörtte birine A'yı mirasçı atıyorum.”

şeklinde tasarrufta bulunabilir.

Vasiyetname tek taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur.

Bu nedenle mirasbırakan, kanundaki şartlara uymak kaydıyla vasiyetnamesini daha sonra değiştirebilir veya geri alabilir.

Miras Sözleşmesi ile Mirasçı Atanabilir mi?

Evet.

TMK m.514 miras sözleşmesini de açıkça ölüme bağlı tasarruf araçlarından biri olarak kabul etmektedir. Miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TMK m.545'te öngörülen şekle uyulması gerekir.

Miras sözleşmesi, vasiyetnameden farklı olarak sözleşmesel bir yapı taşır.

Bu nedenle mirasbırakanın sonradan tek taraflı hareket imkânı vasiyetname kadar geniş değildir.

Özellikle aile şirketleri, bakım ilişkileri veya karşılıklı edim içeren miras planlamalarında miras sözleşmesi tercih edilebilir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile Mirasçı Atanabilir mi?

Ölünceye kadar bakma ilişkisi farklı hukuki şekillerde kurulabilir.

Bazı sözleşmelerde bakım borçlusuna sağlığında belirli bir taşınmaz devredilir.

Bazılarında ise sözleşmenin içeriği miras hukuku karakteri taşıyarak bakım borçlusunun mirasçı olarak atanmasını öngörebilir.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün miras hukuku uygulamasına ilişkin açıklamalarında da mirasçı atamanın vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla yapılabileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle:

“Ölünceye kadar bakma sözleşmesi var.”

bilgisi tek başına kişinin atanmış mirasçı olduğunu göstermez.

Sözleşmenin tam metni ve hukuki yapısı incelenmelidir.

Kimler Atanmış Mirasçı Olabilir?

Mirasçı atanan kişinin mutlaka mirasbırakanın çocuğu, akrabası veya ailesinden biri olması gerekmez.

Mirasbırakan tasarruf özgürlüğü sınırları içerisinde:

  • bir yasal mirasçısını,

  • başka bir gerçek kişiyi,

  • şartları varsa tüzel kişiyi

mirasçı olarak belirleyebilir.

Hatta zaten yasal mirasçı olan kişinin ayrıca atanmış mirasçı hâline getirilmesi de mümkündür.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2026 tarihli kararında da mirasçı atamasının yalnız üçüncü kişilere özgü olmadığı; yasal mirasçılar lehine de yapılabileceği açıklanmıştır.

Yasal Mirasçı Aynı Zamanda Atanmış Mirasçı Olabilir mi?

Evet.

Örneğin mirasbırakanın iki çocuğu A ve B olsun.

Normal şartlarda her ikisi de yasal mirasçıdır.

Mirasbırakan ayrıca tasarruf edebileceği kısmı bakımından A lehine ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.

Bu durumda A'nın kanundan doğan yasal mirasçılığı yanında ölüme bağlı tasarruftan kaynaklanan ek bir hukuki konumu ortaya çıkabilir.

Ancak tasarruf saklı payları ihlal ediyorsa diğer saklı paylı mirasçıların tenkis hakkı gündeme gelebilir.

Mirasın Tamamı Bir Kişiye Bırakılabilir mi?

Mirasçı atama bakımından TMK m.516, mirasın tamamının dahi bir veya birden çok kişiye bırakılabilmesine imkân tanımaktadır.

Ancak burada saklı pay sistemi devreye girer.

Mirasbırakanın saklı paylı mirasçıları varsa tasarruf özgürlüğünün sınırı buna göre belirlenir.

Örneğin:

“Bütün mirasımı arkadaşıma bırakıyorum.”

şeklindeki bir vasiyetname sırf saklı paylı mirasçılar bulunduğu için kendiliğinden tamamen yok sayılmaz.

Tasarrufun saklı payları ihlal eden kısmı bakımından şartları mevcutsa tenkis talep edilebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2026 tarihli kararında da tüm terekenin atanmış mirasçılara bırakıldığı bir uyuşmazlıkta mirasçı atama ile tenkis ilişkisinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği incelenmiştir.

Saklı pay ve tenkis sisteminin tamamı için Tenkis Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Atanmış Mirasçının Saklı Payı Var mıdır?

Atanmış mirasçılık sıfatının kendisi kişiye saklı pay kazandırmaz.

Saklı pay, kanunun belirli yasal mirasçılara tanıdığı korumadır.

Dolayısıyla sırf vasiyetnameyle atanmış mirasçı olan bir arkadaş veya üçüncü kişi:

“Ben atanmış mirasçıyım, benim saklı payım var.”

diyemez.

Ancak atanmış mirasçı aynı zamanda kanunen saklı paylı bir yasal mirasçıysa kendi yasal mirasçılık sıfatından kaynaklanan saklı pay hakkı ayrıca bulunabilir.

Atanmış Mirasçı Tereke Borçlarından Sorumlu mudur?

Evet.

Atanmış mirasçı ile belirli mal vasiyeti alacaklısı arasındaki en önemli farklardan biri budur.

TMK m.599 uyarınca mirasçılar mirasbırakanın malvarlığı haklarını doğrudan kazanırken, kural olarak mirasbırakanın borçlarından da kişisel olarak sorumlu olurlar.

Aynı maddenin devamında atanmış mirasçıların da mirası ölümle kazandığı düzenlenmiştir.

Bu nedenle:

“Bana vasiyetnameyle mirasın yarısını bıraktılar; malları alırım ama borçlardan sorumlu olmam.”

yaklaşımı doğru değildir.

Atanmış mirasçı gerçek anlamda mirasçı olduğundan terekenin aktifleri kadar borç riskini de değerlendirmelidir.

Mirasçıların borç sorumluluğu için Mirasçıların Murisin Borçlarından Sorumluluğu sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Atanmış Mirasçı Mirası Reddedebilir mi?

Evet.

TMK m.605 açık şekilde yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini düzenlemektedir.

Bu hak özellikle borca batık veya ekonomik yapısı bilinmeyen terekelerde önemlidir.

Vasiyetnameyle atanmış mirasçı bakımından TMK m.606'ya göre üç aylık ret süresi, mirasbırakanın tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Dolayısıyla atanmış mirasçı olduğunu öğrenen kişinin yalnız kendisine bırakılan malın değerine değil, terekenin borçlarına da bakması gerekir.

Atanmış Mirasçı Mirası Reddederse Payı Ne Olur?

Türk Medeni Kanunu m.611 bu konuda ayrıca düzenleme içermektedir.

Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan farklı bir irade anlaşılmıyorsa, mirası reddeden atanmış mirasçının payı kural olarak mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.

Ancak mirasbırakan önceden bir yedek mirasçı atamış olabilir.

Bu durumda sonuç değişebilir.

Yedek Mirasçı Nedir?

Mirasbırakan atadığı mirasçının:

  • kendisinden önce ölmesi veya

  • mirası reddetmesi

ihtimalini düşünerek onun yerine başka bir kişiyi mirasçı olarak belirleyebilir.

Buna yedek mirasçı atama denir.

TMK m.520 bu imkânı açıkça düzenlemektedir.

Örneğin:

“Mirasımın yarısını A'ya bırakıyorum; A benden önce ölür veya mirası reddederse onun yerine B mirasçım olsun.”

şeklindeki bir düzenleme yedek mirasçı atama niteliğinde olabilir.

Özellikle uzun vadeli miras planlamasında bu düzenleme önemlidir.

Artmirasçı Nedir?

Yedek mirasçı ile artmirasçı aynı değildir.

Artmirasçılıkta mirasbırakan önce bir kişiyi önmirasçı olarak belirler ve belirli şart veya zamanda mirasın başka bir kişiye, yani artmirasçıya, geçmesini öngörür.

TMK m.521 bu sistemi düzenlemektedir.

Dolayısıyla:

yedek mirasçı, ilk mirasçının mirasçı olamaması hâlinde onun yerine geçer;

artmirasçı ise ilk mirasçı mirası kazanmasına rağmen belirlenen zamanda veya olay gerçekleştiğinde ondan sonra mirası devralır.

İki kurumun sonuçları farklıdır.

Atanmış Mirasçı İçin Mirasçılık Belgesi Nasıl Alınır?

Atanmış mirasçının uygulamada ihtiyaç duyacağı en önemli belgelerden biri atanmış mirasçılık belgesidir.

TMK m.598'e göre mirasçı atamaya ilişkin ölüme bağlı tasarruf ilgililere bildirildikten sonra, mirasçılar veya diğer vasiyet alacaklıları tarafından bir ay içerisinde itiraz edilmezse, lehine tasarrufta bulunulan kişiye Sulh Hukuk Mahkemesince atanmış mirasçı olduğunu gösteren belge verilebilir.

Burada önemli bir ayrım vardır.

Yasal mirasçılar mirasçılık belgesini şartları varsa noterlikten de alabilirken, kanun atanmış mirasçı belgesinin verilmesi bakımından Sulh Hukuk Mahkemesini düzenlemektedir.

Mirasçılık belgesinin genel sistemi için Mirasçılık Belgesi – Veraset İlamı Nedir? sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Bir Aylık İtiraz Süresi Geçerse Vasiyetname Kesinleşmiş mi Olur?

Hayır.

TMK m.598'deki bir aylık süre ile vasiyetnamenin iptali veya başka miras davalarının süreleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Bir aylık sürede itiraz edilmemesi atanmış mirasçılık belgesinin verilmesine ilişkin sonuç doğurur.

Kanun aynı maddede açıkça:

mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceğini

ve

ölüme bağlı tasarrufun iptali davası hakkının saklı olduğunu

belirtmektedir.

Dolayısıyla:

“Bir ay geçti, artık vasiyetnameye karşı hiçbir şey yapılamaz.”

sonucu doğru değildir.

Atanmış Mirasçı Tapudaki Malları Nasıl Üzerine Alır?

Atanmış mirasçı mirası ölümle kazanır.

Ancak miras hakkının kazanılması ile tapu sicilinde veya başka resmî kayıtlarda gerekli işlemlerin yapılması farklıdır.

Uygulamada atanmış mirasçılık belgesi, vasiyetname veya miras sözleşmesi ve ilgili kurumların istediği diğer belgelerle intikal işlemleri gerçekleştirilir.

Bu nedenle kişinin hukuken mirasçı hâline gelmesi için tapu tescilini beklemek gerekmez; tescil, zaten doğmuş hakkın sicilde görünür hâle gelmesini sağlar.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2025 tarihli kararında da atanmış mirasçının hakkı doğrudan kazanması nedeniyle ayrıca vasiyetnamenin tenfizi davasına ihtiyaç bulunmadığı vurgulanmıştır.

Yasal Mirasçılar Atanmış Mirasçıya Mirası Vermek Zorunda mı?

Evet.

TMK m.599 açıkça yasal mirasçıların, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir.

Dolayısıyla:

“Biz çocuklarıyız; babamız başka birini mirasçı atamış olsa bile malları vermiyoruz.”

şeklindeki yaklaşım tek başına hukuki sonuç doğurmaz.

Yasal mirasçıların tasarrufa karşı:

  • iptal,

  • tenkis,

  • ehliyetsizlik,

  • şekil eksikliği

gibi hukuki itirazları varsa bunları kanunun öngördüğü yollarla ileri sürmeleri gerekir.

Atanmış Mirasçıya Karşı Vasiyetnamenin İptali Davası Açılabilir mi?

Evet.

Mirasçı atama ancak geçerli bir ölüme bağlı tasarrufa dayanıyorsa sonuç doğurur.

Vasiyetname veya miras sözleşmesinin:

  • ehliyetsizlik,

  • irade sakatlığı,

  • hukuka veya ahlaka aykırılık,

  • şekil eksikliği

gibi kanunda öngörülen iptal sebeplerinden biriyle sakat olduğu ileri sürülebilir.

Atanmış mirasçılık belgesi alınmış olması da vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava hakkını ortadan kaldırmaz.

TMK m.598 bunu açıkça saklı tutmaktadır.

Vasiyetnamenin iptali hakkında Vasiyetname İptali sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Mirasçı Atama ile Mirastan Çıkarma Aynı Şey midir?

Hayır.

Mirasbırakanın başka bir kişiyi mirasçı ataması, mevcut yasal mirasçıların otomatik olarak “mirastan çıkarıldığı” anlamına gelmez.

Mirasçılıktan çıkarma ayrı bir hukuki kurumdur ve özellikle saklı paylı mirasçılar bakımından kanunda sınırlı sebeplere bağlanmıştır.

Mirasçı atamada ise mirasbırakan tasarruf edilebilir malvarlığı üzerinde başka kişilere miras hakkı tanımaktadır.

Bir tasarruf saklı payı ihlal ediyorsa mesele çoğu zaman mirastan çıkarma değil tenkis bakımından değerlendirilir.

Mirastan çıkarma şartları için Mirastan Çıkarma Nedir? sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Atanmış Mirasçı Hayattayken Malvarlığına Müdahale Edebilir mi?

Kural olarak hayır.

Miras hakkı mirasbırakanın ölümüyle doğar.

Mirasbırakan hayattayken atanmış mirasçının tereke üzerinde mevcut bir miras hakkı yoktur.

Özellikle vasiyetnameyle yapılan atamada mirasbırakan yaşamı boyunca malvarlığı üzerinde tasarruf etmeye devam edebilir ve vasiyetnamesini kanundaki kurallar çerçevesinde değiştirebilir.

Miras sözleşmesiyle yapılan atamalarda ise sözleşmenin bağlayıcı etkisi nedeniyle ayrıca değerlendirme gerekir.

Bu nedenle vasiyetname ile mirasçı atanan kişi:

“Nasıl olsa bu ev bana kalacak, mirasbırakan artık satamaz.”

diyemez.

Atanmış Mirasçı Mirasbırakandan Önce Ölürse Ne Olur?

Mirasbırakanın iradesine ve atamanın şekline göre sonuç değişebilir.

Özellikle mirasbırakan yedek mirasçı belirlemişse ilk atanmış mirasçının mirasçı olamaması hâlinde yedek mirasçı devreye girebilir.

Miras sözleşmesinde ise TMK m.548 ayrıca düzenleme içermektedir.

Bu nedenle ölüme bağlı tasarruf hazırlanırken:

“Atadığım kişi benden önce ölürse ne olacak?”

sorusunun da cevaplandırılması önemlidir.

Atanmış Mirasçı ile İlgili 2025-2026 Yargıtay Uygulaması

Son dönem Yargıtay kararları özellikle iki önemli noktayı netleştirmektedir.

Birincisi: Atanmış mirasçı ile belirli mal vasiyeti alacaklısı birbirinden ayrılmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.01.2026 tarihli, 2025/44 E. ve 2026/16 K. sayılı kararında mirasçı atamada kişinin terekenin tümü veya belirli oranı üzerinde mirasçı hâline geldiği vurgulanmıştır.

İkincisi: Atanmış mirasçı mirası ölümle doğrudan kazanır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2025 tarihli, 2025/1056 E. ve 2025/5396 K. sayılı kararında atanmış mirasçının ayrıca vasiyetnamenin tenfizi davası açmak zorunda olmadığı; atanmış mirasçılık belgesiyle hakkını ileri sürebileceği kabul edilmiştir.

Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde uygulamadaki temel soru daha net hâle gelmektedir:

Önce vasiyetnamenin kişiye gerçekten “mirasçılık” mı yoksa yalnızca belirli bir mal üzerinde alacak hakkı mı verdiği belirlenmelidir.

Atanmış Mirasçı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Atanmış mirasçı ne demektir?

Mirasbırakan tarafından vasiyetname veya miras sözleşmesiyle mirasın tamamı veya belirli bir oranı için mirasçı olarak belirlenen kişidir.

Atanmış mirasçı ile kanuni mirasçı aynı haklara mı sahiptir?

Kaynakları farklıdır ancak atanmış mirasçı da gerçek anlamda mirasçıdır ve mirası ölümle kazanır. Somut bazı hukuki sonuçlarda yasal mirasçıdan farklı özel düzenlemeler bulunabilir.

Bir ev bırakılan kişi atanmış mirasçı mıdır?

Her zaman değil. Yalnız belirli bir ev bırakılmışsa bu çoğu durumda belirli mal vasiyeti niteliğindedir. Mirasçı atamada kural olarak terekenin tamamı veya belirli oranı üzerinde hak tanınır.

Vasiyetnameyle bütün miras bir kişiye bırakılabilir mi?

Mirasçı atama bakımından mümkündür; ancak saklı paylı mirasçıların tenkis hakları bulunabilir.

Atanmış mirasçı borçlardan sorumlu olur mu?

Kural olarak evet. Atanmış mirasçı gerçek anlamda mirasçı ve külli halef olduğundan tereke borçlarından sorumluluk gündeme gelir.

Atanmış mirasçı mirası reddedebilir mi?

Evet. TMK m.605 yasal ve atanmış mirasçılara mirası reddetme hakkı tanımaktadır.

Vasiyetnameyle atanmış mirasçının ret süresi ne zaman başlar?

TMK m.606 uyarınca üç aylık süre, tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihten başlar.

Atanmış mirasçı veraset ilamı alabilir mi?

Evet. TMK m.598'deki şartlarla Sulh Hukuk Mahkemesinden atanmış mirasçılık belgesi alınabilir.

Atanmış mirasçı noterden veraset ilamı alabilir mi?

Yasal mirasçılar için noter yolu bulunmakla birlikte TMK m.598 atanmış mirasçı olduğunu gösteren belgenin verilmesini Sulh Hukuk Mahkemesine bırakmıştır.

Atanmış mirasçı vasiyetnamenin tenfizi davası açmak zorunda mı?

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2025 tarihli kararına göre atanmış mirasçı mirası ölümle doğrudan kazandığından sırf atanmış miras hakkını elde etmek amacıyla ayrıca tenfiz davası açılması gerekmez. Somut uyuşmazlığın ve vasiyetnamenin niteliği ayrıca incelenmelidir.

Yasal mirasçı da atanmış mirasçı olabilir mi?

Evet. Mirasbırakan zaten yasal mirasçısı olan bir kişi lehine de mirasçı atama tasarrufunda bulunabilir.

Atanmış mirasçının saklı payı var mıdır?

Sırf atanmış mirasçı olduğu için saklı payı olmaz. Kişi aynı zamanda saklı paylı yasal mirasçıysa saklı pay hakkı yasal mirasçılığından doğar.

Vasiyetnamede “Mirasçı” Kelimesinin Kullanılması Yeterli midir?

Her zaman değil.

Ölüme bağlı tasarruflar yalnız kullanılan kelimelere göre değil, mirasbırakanın gerçek iradesine ve tasarrufun bütününe göre yorumlanır.

Örneğin:

“Kadıköy'deki evim için A'yı mirasçı tayin ediyorum.”

denilmiş olması sırf “mirasçı” kelimesi kullanıldığı için tasarrufun mutlaka TMK m.516 anlamında mirasçı atama olduğu anlamına gelmeyebilir.

Gerçekte yalnız belirli bir mal bırakılıyorsa tasarrufun TMK m.517 kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Buna karşılık:

“Terekemin 1/3'üne A mirasçı olsun.”

ifadesi mirasçı atamasını çok daha açık biçimde ortaya koymaktadır.

Yargıtay'ın son dönem kararlarında da vasiyetnamenin sözcüklerinden çok tasarrufun hukuki niteliğinin belirlenmesine önem verilmektedir.

Mirasçı Ataması Yapılırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Mirasçı atamasında en büyük hata, mirasbırakanın ne yapmak istediğinin metinden açık biçimde anlaşılamamasıdır.

Özellikle:

kişinin mirasçı mı yoksa belirli mal vasiyeti alacaklısı mı olduğu,

hangi oranda mirasçı atandığı,

yedek mirasçı bulunup bulunmadığı,

saklı paylı mirasçıların durumu,

mirasçının mirasbırakandan önce ölmesi veya mirası reddetmesi hâlinde ne olacağı

mümkün olduğunca açık şekilde düzenlenmelidir.

Çünkü birkaç kelimelik belirsizlik, mirasbırakan öldükten sonra yıllarca sürebilecek bir vasiyetname, tenkis veya mirasçılık uyuşmazlığına dönüşebilir.

Sonuç

Atanmış mirasçı, yalnız kendisine vasiyetnameyle bir mal bırakılmış kişi değildir.

Mirasbırakan tarafından terekenin tamamı veya belirli bir oranı üzerinde mirasçı sıfatı verilen kişidir.

Bu nedenle atanmış mirasçı:

mirası mirasbırakanın ölümüyle doğrudan kazanır,

tereke üzerinde mirasçı sıfatıyla hak sahibi olur,

kural olarak tereke borçlarından da sorumlu olur

ve

mirası reddedebilir.

Buna karşılık belirli mal vasiyeti alacaklısı terekenin külli halefi değildir; mirasçılara karşı kendisine bırakılan mal veya hakkın verilmesini talep eder.

Dolayısıyla bir vasiyetname incelendiğinde ilk ve en önemli sorulardan biri:

“Bu kişi mirasçı mı atanmış, yoksa kendisine yalnız belirli bir mal mı bırakılmış?”

sorusudur.

Bu hukuki nitelendirme; tapu işlemlerinden mirasçılık belgesine, borç sorumluluğundan açılması gereken davaya kadar sürecin tamamını değiştirebilir.

Miras hukukundaki uyuşmazlıkların genel değerlendirmesi için Miras Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Mehmet Serhat Tercan

Av. Mehmet Serhat Tercan, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olup Tercan Avukatlık Bürosu'nun kurucusudur.

Miras hukuku çalışmalarında vasiyetnameler, atanmış mirasçılık, mirasçılık belgeleri, tenkis, tereke uyuşmazlıkları ve ölüme bağlı tasarruflardan kaynaklanan davalar üzerinde çalışmaktadır.

İstanbul / Kadıköy Ofis Bilgileri

Tercan Avukatlık Bürosu

Fenerbahçe Mah.
Fener Kalamış Cad. No:65/3
Kadıköy / İstanbul

Telefon: 0532 659 48 54

Görüşmeler randevu ile gerçekleştirilmektedir.

İletişim