Ortaklığın Giderilmesi Arabuluculuk

İçindekiler

 

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Arabuluculuk

Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.

1 Eylül 2023 tarihinden itibaren taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci tamamlanmadan doğrudan dava açılması mümkün değildir.

Ancak ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk yalnızca dava açabilmek için yerine getirilen bir formalite olarak görülmemelidir.

Çünkü dava başladıktan sonra taşınmazın nasıl değerlendirileceği üzerindeki kontrol büyük ölçüde yargılama ve satış sürecine geçerken, arabuluculuk aşamasında taraflar hâlâ;

  • kimin hangi payı satın alacağını,

  • taşınmazın serbest piyasada satılıp satılmayacağını,

  • satış fiyatını,

  • ödeme vadelerini,

  • birden fazla mal varsa bunların nasıl bölüştürüleceğini

kendileri belirleyebilirler.

Bu nedenle ortaklığın giderilmesinde arabuluculuğun asıl değeri:

davayı geciktirmesi değil, dava başlamadan önce ekonomik sonucu tarafların kontrolünde tutabilmesidir.

Ortaklığın giderilmesi davasının aynen taksim, satış, muhdesat, bilirkişi ve 2026 satış sistemi gibi esasları için Ortaklığın Giderilmesi Davası başlıklı ana rehberimiz incelenebilir.

Ortaklığın Giderilmesinde Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evet.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/B maddesi uyarınca;

taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

Dolayısıyla ortaklığın giderilmesi davası açmayı düşünen paydaş, öncelikle dava şartı arabuluculuk sürecini tamamlamalıdır.

Arabuluculuğa hiç başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gündeme gelir.

Arabuluculuk yapılmış ancak son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse ise kanundaki usul ayrıca uygulanır.

Ortaklığın Giderilmesi Arabuluculuk Süresi Ne Kadar?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci üç hafta içinde sonuçlandırmalıdır.

Zorunlu hâllerde bu süre arabulucu tarafından en fazla bir hafta daha uzatılabilir.

Bu nedenle dava şartı arabuluculuk bakımından genel süre:

3 hafta + zorunlu hâlde en fazla 1 hafta

şeklindedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sürenin arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden değil, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren hesaplanmasıdır.

Dolayısıyla uygulamada başvuru tarihi ile arabulucunun görevlendirilme tarihi arasında birkaç günlük fark bulunabilir.

 

Arabuluculuğa Nereden Başvurulur?

Başvuru adliyelerde bulunan arabuluculuk bürolarına yapılır.

Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde işlemler, arabuluculuk bürosu sıfatıyla görevlendirilen Sulh Hukuk Mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından yürütülür.

Taşınmaz uyuşmazlıklarında yetki meselesi ayrıca önem taşıdığından başvurunun doğru büro üzerinden yapılması gerekir.

 

Arabulucuyu Taraflar Kendileri Seçebilir mi?

Kural olarak arabulucu sistem üzerinden sicile kayıtlı arabulucular arasından görevlendirilir.

Ancak taraflar sicilde bulunan belirli bir arabulucu üzerinde anlaşmışlarsa, kanuni koşullar çerçevesinde bu kişinin görevlendirilmesi mümkündür.

Bu özellikle çok sayıda paydaşın bulunduğu, yüksek değerli veya teknik gayrimenkul uyuşmazlıklarında pratik önem taşıyabilir.

 

Ortaklığın Giderilmesi Arabuluculuğuna Kimler Katılmalıdır?

Ortaklığın tamamını sona erdirecek bir anlaşma hedefleniyorsa taşınmaz veya mal üzerindeki hak sahibi paydaşların sürece dahil edilmesi gerekir.

Çünkü iki paydaş kendi aralarında anlaşarak, görüşmeye katılmayan üçüncü paydaşın mülkiyet hakkını ortadan kaldıramaz.

Örneğin dört mirasçının malik olduğu bir taşınmazda yalnız üç mirasçının:

“Taşınmaz şu kişide kalacaktır.”

şeklinde anlaşması, sürece taraf olmayan dördüncü mirasçının hakkını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle arabuluculuk başvurusundan önce tapu kaydı, mirasçılık durumu ve paydaşların kimlikleri doğru şekilde belirlenmelidir.

 

Paydaşlardan Biri Ölmüşse Ne Olur?

Tapuda malik görünen paydaşlardan biri ölmüşse, onun mirasçılarının belirlenmesi gerekebilir.

Özellikle yıllardır intikal yapılmamış aile taşınmazlarında tapuda birkaç kişi görünmesine rağmen gerçek hak sahibi sayısı çok daha fazla olabilir.

Bu nedenle:

“Tapuda dört kişi var, dört kişiyi çağırmak yeterlidir.”

sonucu her zaman doğru değildir.

Ölmüş paydaşların mirasçıları ve güncel hak sahipliği arabuluculuk öncesinde kontrol edilmelidir.

 

Arabuluculuk Görüşmesine Avukat Katılabilir mi?

Evet.

Taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabilecekleri gibi avukatları aracılığıyla da katılabilirler.

Vekil aracılığıyla katılım bakımından vekâletnamede arabuluculuğa ilişkin gerekli özel yetkinin bulunması önemlidir.

Özellikle ortaklığın giderilmesi uyuşmazlığında avukatın görevi yalnız toplantıya katılmak değildir.

Asıl katkı;

  • taşınmazın hukuki durumunun analiz edilmesi,

  • gerçek ekonomik değerin belirlenmesi,

  • dava senaryosunun hesaplanması,

  • anlaşmanın hukuki metne doğru dönüştürülmesi

aşamalarında ortaya çıkar.

 

İlk Toplantıya Katılmamanın Sonucu Nedir?

Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk arabuluculuk toplantısına katılmaması halinde bu durum son tutanağa yazılır.

Güncel düzenlemeye göre, sonradan dava açılması halinde ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücreti açısından özel sonuçlar doğabilir.

Bu nedenle:

“Nasıl olsa anlaşmayacağım, toplantıya hiç gitmeyeyim.”

yaklaşımı usulen de stratejik olarak da doğru olmayabilir.

 

Arabuluculukta Anlaşmak Zorunlu mu?

Hayır.

Zorunlu olan arabulucuya başvurmak ve dava şartı sürecini tamamlamaktır.

Tarafların anlaşması zorunlu değildir.

İlk toplantı sonrasında veya görüşmeler sırasında anlaşmanın mümkün olmadığı anlaşılırsa süreç anlaşamama son tutanağıyla sona erdirilebilir.

Bu durumda ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.

 

Arabuluculuk Neden Ortaklığın Giderilmesi Davasında Özellikle Önemli?

Çünkü ortaklığın giderilmesi davası klasik anlamda:

“Ben kazanacağım, karşı taraf kaybedecek.”

davası değildir. Sonuçta ortaklık sona erecektir. Gerçek tartışma çoğu zaman hangi ekonomik yöntemle sona ereceği üzerindedir.

Mahkeme yolunda taşınmazın satışa çıkması halinde tarafların;

  • alıcıyı,

  • nihai fiyatı,

  • satış zamanını

doğrudan belirleme imkânı sınırlanır.

Arabuluculuk aşamasında ise taraflar ekonomik modeli kendileri kurabilirler.

 

Arabuluculukta Hangi Çözümler Üretilebilir?

Ortaklığın giderilmesinde yalnız:

“Satılsın mı, satılmasın mı?”

ikilemine sıkışmak gerekmez.

Bir Paydaş Diğer Payları Satın Alabilir

Taşınmazın kendisinde kalmasını isteyen paydaş, diğer paydaşların hisselerini bedel karşılığında devralabilir.

Taşınmaz Serbest Piyasada Birlikte Satılabilir

Paydaşlar taşınmazı icra veya mahkeme satışına bırakmadan emlak piyasasında birlikte satmayı kararlaştırabilir.

Bu özellikle yüksek değerli taşınmazlarda ekonomik açıdan önemli olabilir.

Birden Fazla Taşınmaz Paylaşılabilir

Tarafların birden fazla ortak taşınmazı varsa;

bir taşınmaz A'da,
diğeri B'de

bırakılıp değer farkları para ile giderilebilir.

Aynen Paylaşım Yapılabilir

Taşınmazın hukuken ve teknik olarak bölünmesi mümkünse taraflar aynen paylaşma yöntemini değerlendirebilirler.

Paydaşlardan Birine Vadeli Ödeme İmkânı Verilebilir

Taşınmazın tamamını almak isteyen paydaşın diğer paydaşlara bedeli belirli taksitlerle ödemesi kararlaştırılabilir.

Mahkeme satış sisteminin sunmadığı bu tür esneklikler arabuluculuğun önemli avantajlarından biridir.

Uygulamadan Not: Tekliften Önce Değer Tespiti

Ortaklığın giderilmesi arabuluculuğunda sık yapılan hata, taşınmazın gerçek değeri konusunda hiçbir veri olmadan müzakereye başlamaktır.

Bir paydaş:

“Ben diğer hisseleri 5 milyon TL'ye alırım.”

derken diğer taraf:

“Taşınmazın değeri 30 milyon TL.”

diyebilir.

Bu durumda hukuki uyuşmazlık aslında bir anda değerleme uyuşmazlığına dönüşür.

Yüksek değerli dosyalarda SPK lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşundan veya somut olaya uygun başka bir uzman değerlendirmesinden yararlanılması müzakerenin gerçekçi zeminde başlamasını sağlayabilir.

Ancak değerleme raporu dahi tek başına pazarlığın sonucu değildir.

Serbest piyasa satış değeri, hızlı satış değeri, kira getirisi, satış maliyetleri ve mahkeme satışında ortaya çıkabilecek risk birlikte değerlendirilmelidir.

Kendi Dosyalarımızda Karşılaştığımız Çözüm Modelleri

Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında uygulamada farklı çözüm modelleriyle karşılaşılabilir.

Örneğin bazı dosyalarda;

  • bir paydaş diğer payları satın alarak ortaklığı sona erdirebilir,

  • taraflar profesyonel değerleme sonrasında taşınmazı serbest piyasada satmayı kabul edebilir,

  • birden fazla taşınmaz bulunan uyuşmazlıkta parsel bazında paylaşım yapılabilir.

Bu çözümlerin ortak özelliği şudur:

Taşınmazı doğrudan satış sürecine bırakmak yerine, ekonomik sonucun tarafların iradesiyle belirlenmesidir.

Bu bölümdeki uygulama notları uyuşmazlıkların genel yapısından hareketle aktarılmakta olup taraf veya müvekkil bilgileri paylaşılmamaktadır.

Arabuluculukta Taşınmaz Bir Paydaşa Devredilebilir mi?

Evet.

6325 sayılı Kanun'un 17/B maddesi, taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğunu açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla ortaklığın giderilmesi arabuluculuğunda örneğin:

“Diğer bütün paylar A'ya devredilecek ve A diğer paydaşlara şu miktarda ödeme yapacaktır.”

şeklinde bir çözüm kurulabilir.

Ancak taşınmaz devri içeren anlaşmalarda özel usul hükümleri vardır.

Arabuluculuk Anlaşmasıyla Tapu Otomatik Geçer mi?

Hayır.

Taşınmaz devrini içeren arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınması zorunludur.

Şerh, taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinden alınır.

Mahkeme;

  • anlaşmanın arabuluculuğa elverişli olup olmadığını,

  • cebri icraya elverişliliğini,

  • taşınmaz devrine ilişkin kanuni sınırlama ve usullere uyulup uyulmadığını

inceler.

İcra edilebilirlik şerhi alındıktan sonra taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil talebinde bulunabilir.

Dolayısıyla doğru sıra kabaca:

arabuluculuk anlaşması → icra edilebilirlik şerhi → tapu tescili

şeklindedir.

Arabuluculuk Sırasında Taşınmazın Başkasına Devredilmesi Engellenebilir mi?

Kanun bu konuda az bilinen ancak önemli bir koruma imkânı getirmiştir.

Taşınmazın devrine veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin arabuluculuk sürecinde taraflar yazılı olarak anlaşırsa, arabulucunun talebi üzerine tapu siciline taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığına ilişkin şerh konulabilir.

Bu şerh;

  • yalnız arabuluculuk süreciyle sınırlıdır ve

  • konulduğu tarihten itibaren en fazla üç ay devam edebilir.

Taraflar anlaşamazsa veya şerhin kaldırılmasına birlikte karar verirse arabulucunun talebiyle kaldırılabilir; üç aylık sürenin sonunda ise kendiliğinden sona erer.

Bu düzenleme özellikle arabuluculuk devam ederken taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi riskinin bulunduğu dosyalarda önem taşıyabilir.

Tarım Arazisinde Arabuluculukla Devir Yapılabilir mi?

Taşınmazın arabuluculuk anlaşmasıyla devredilebilmesi, diğer kanunlardaki taşınmaz edinme ve devretme sınırlamalarını ortadan kaldırmaz.

Örneğin tarım arazilerinde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu veya başka özel mevzuattan kaynaklanan sınırlamalar bulunabilir.

Bu nedenle:

“Taraflar anlaştıysa tapuda her türlü devir yapılabilir.”

sonucu doğru değildir.

Anlaşma hazırlanırken taşınmazın niteliğine ilişkin özel mevzuat da kontrol edilmelidir.

Anlaşma Belgesinde Neler Yazılmalıdır?

Ortaklığın giderilmesi arabuluculuğunda en büyük risklerden biri belirsiz anlaşma metnidir.

Anlaşmada somut olayın özelliklerine göre en azından şu başlıklar düşünülmelidir:

Taşınmazın Açık Tanımı

İl, ilçe, mahalle, ada, parsel ve bağımsız bölüm bilgileri doğru yazılmalıdır.

Hangi Payın Kime Geçeceği

“Taşınmaz A'da kalacaktır.” demek yerine devir mekanizması açık biçimde kurulmalıdır.

Bedel

Kimin kime ne kadar ödeyeceği belirtilmelidir.

Ödeme Tarihi

Peşin veya vadeli ödeme net biçimde düzenlenmelidir.

Tapu İşlemleri

Tescil için hangi tarafın ne zaman hangi işlemi yapacağı yazılmalıdır.

Vergi ve Masraflar

Tapu, değerleme, harç ve diğer giderlerin hangi tarafa ait olduğu düzenlenmelidir.

Mevcut Kira veya Kullanım Durumu

Taşınmaz kiradaysa veya paydaşlardan biri fiilen kullanıyorsa bunun geleceği kararlaştırılmalıdır.

Anahtar ve Teslim

Fiili teslim tarihi ayrıca belirlenmelidir.

Gecikme veya İfa Etmeme

Bir taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse uygulanacak hukuki sonuçlar açık olmalıdır.

Anlaşma Belgesinde Çok Geniş İbra Vermek Neden Risklidir?

Örneğin taraflar yalnız bir taşınmazdaki ortaklığı çözmek için arabuluculuğa gitmiş olabilir.

Ancak metne:

“Tarafların birbirlerinden geçmişten bugüne hiçbir hak ve alacağı kalmamıştır.”

yazılması;

  • geçmiş kira gelirleri,

  • ecrimisil,

  • başka ortak taşınmazlar,

  • terekeye ilişkin başka talepler

bakımından tartışma yaratabilir.

Bu nedenle anlaşmanın kapsamı kadar kapsam dışında bırakılan konuların da doğru belirlenmesi önemlidir.

İyi bir anlaşma her şeyi kapatan değil, neyi kapattığını açık biçimde gösteren anlaşmadır.

Arabuluculukta Yapılan Teklifler Daha Sonra Davada Kullanılabilir mi?

Kural olarak hayır.

Arabuluculuk gizlidir.

Arabuluculuk sürecinde;

  • yapılan teklifler,

  • uzlaşma amacıyla ileri sürülen görüşler,

  • yalnız arabuluculuk için hazırlanan belgeler ve

  • tarafların uzlaşma kapsamında yaptıkları bazı kabul ve açıklamalar

sonradan açılacak hukuk davasında kural olarak delil olarak kullanılamaz.

Ancak başka şekilde zaten mevcut ve kullanılabilir olan bir delil, sırf arabuluculukta da sunulduğu için delil olma niteliğini kaybetmez.

Bu ayrım müzakere stratejisi bakımından önemlidir.

Arabuluculukta Ne Kadar Bilgi Açıklanmalıdır?

Müzakere sürecinde stratejik davranmak ile yanıltıcı davranmak birbirine karıştırılmamalıdır.

Tarafın;

  • taşınmaz değeri,

  • finansman imkânı,

  • satış tercihleri ve

  • dava alternatifleri

bakımından hangi bilgiyi hangi aşamada paylaşacağı müzakere stratejisinin parçasıdır.

Ancak arabuluculuğun amacı karşı tarafı yanıltmak değil, tarafların menfaatlerini değerlendirerek uygulanabilir çözüm üretmektir.

Bu nedenle kontrollü müzakere:

bilgiyi saklayarak karşı tarafı yanıltmak

değil;

hangi teklifin hangi aşamada yapılacağını planlamak

olarak anlaşılmalıdır.

Arabuluculuğa Hazırlık Nasıl Yapılmalıdır?

Ben bu sürecin dava hazırlığından daha hafif ele alınmasını doğru bulmuyorum.

İyi hazırlanmış bir dosyada toplantıdan önce şu dört çalışma yapılmalıdır.

1. Hukuki Durum

Tapu, malik yapısı, pay oranları, haciz ve ipotekler incelenir.

2. Ekonomik Durum

Taşınmazın gerçekçi piyasa değeri belirlenir.

3. Dava Senaryosu

Anlaşma olmazsa ortaklığın giderilmesi davasında;

  • aynen taksim ihtimali,

  • satış ihtimali,

  • tahmini süre,

  • giderler ve

  • satıştaki ekonomik risk

değerlendirilir.

4. Alternatif Anlaşma Modelleri

Tek teklif yerine birkaç çözüm hazırlanır.

Örneğin:

Model A: Diğer payları satın alma.
Model B: Payı diğer paydaşa satma.
Model C: Taşınmazı serbest piyasada birlikte satma.
Model D: Birden fazla mal varsa ayni paylaşım ve nakit denkleştirme.

Bu hazırlık tarafın müzakere masasındaki gerçek hareket alanını gösterir.

“Ben Payımı 10 Milyona Satmam” Demek Yeterli mi?

Hayır.

İyi bir müzakerede her teklifin karşısında bir alternatif maliyet bulunur.

Paydaşın kendisine şu soruları sorması gerekir:

  • Anlaşmazsak dava kaç yıl sürebilir?

  • Satışta taşınmazın ekonomik değeri düşebilir mi?

  • Yargılama ve satış giderleri ne olacak?

  • Taşınmazı bugün serbest piyasada satarsak ne elde ederiz?

  • Payımı diğer ortağa devredersem ne kazanırım?

  • Kendim satın alacaksam finansmanı sağlayabilir miyim?

Bu nedenle teklif:

“Benim gönlümden geçen rakam budur.”

üzerinden değil;

“Anlaşma alternatifiyle dava alternatifinin ekonomik farkı nedir?”

üzerinden kurulmalıdır.

Arabuluculukta Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?

Arabulucu anlaşamama son tutanağını düzenler.

Bundan sonra şartları mevcutsa Ortaklığın Giderilmesi Davası açılabilir.

Ana dava sürecinde;

  • aynen taksim,

  • satış,

  • muhdesat,

  • bilirkişi,

  • kat mülkiyeti,

  • ihale ve

  • 2026 yılında değişen miras taşınmazlarının satış sistemi

gibi konular gündeme gelebilir.

Ayrıntılı bilgi için Ortaklığın Giderilmesi Davası başlıklı ana sayfamız incelenebilir.

Arabuluculuk mu Dava mı Daha Avantajlı?

Bunun her dosya için tek cevabı yoktur.

Ancak temel fark şudur:

Arabuluculukta sonucu taraflar belirler.

Davada ise hukuki süreç ve gerektiğinde satış sistemi sonucu belirler.

Arabuluculukta;

  • fiyat,

  • ödeme şekli,

  • satış yöntemi,

  • hangi malın kimde kalacağı,

  • zamanlama

konusunda esneklik vardır.

Mahkeme yolunda bu esneklik önemli ölçüde azalabilir.

Bu nedenle arabuluculuğun gerçek değeri yalnız hızlı olması değildir.

Asıl avantaj:

ekonomik sonucun hâlâ tarafların kontrolünde olmasıdır.

Sık Sorulan Sorular

Ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Arabuluculuk kaç gün sürer?

Arabulucunun görevlendirilmesinden itibaren üç hafta içinde sonuçlandırılması gerekir. Zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabuluculukta anlaşmak zorunlu mu?

Hayır. Zorunlu olan dava öncesi arabuluculuk sürecinin tamamlanmasıdır.

Tüm hissedarların arabuluculuğa katılması gerekir mi?

Taşınmazdaki ortaklığın tamamını sona erdirecek bir anlaşma için bütün hak sahiplerinin durumu dikkate alınmalıdır. Taraf olmayan paydaşın mülkiyet hakkı anlaşmayla ortadan kaldırılamaz.

Avukat arabuluculuğa tek başına katılabilir mi?

Gerekli vekâlet yetkisi bulunmak kaydıyla taraf avukatı aracılığıyla görüşmeye katılabilir.

Bir paydaş toplantıya gelmezse ne olur?

Mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmamak sonradan açılacak davada yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından kanuni sonuç doğurabilir.

Arabuluculukta ev bir hissedara bırakılabilir mi?

Evet. Tarafların anlaşması halinde taşınmazın paydaşlardan birine devredilmesi kararlaştırılabilir.

Arabuluculuk anlaşmasıyla tapu doğrudan geçer mi?

Taşınmaz devri içeren anlaşmalarda Sulh Hukuk Mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. Bundan sonra tapuda tescil işlemi gerçekleştirilebilir.

Arabuluculuk sırasında tapuya şerh konulabilir mi?

Kanundaki şartlarla tarafların yazılı anlaşması üzerine, arabulucunun talebiyle tasarruf yetkisinin kısıtlandığına ilişkin en fazla üç aylık şerh konulabilir.

Anlaşamazsak hemen dava açabilir miyiz?

Anlaşamama son tutanağı düzenlendikten sonra ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.

Sonuç

Ortaklığın giderilmesi arabuluculuğunda teknik soru:

“Süre kaç hafta?”

olabilir.

Ancak ekonomik açıdan asıl soru şudur:

“Dava başlamadan önce elimizdeki son kontrol alanını doğru kullanıyor muyuz?”

Arabuluculuk iyi hazırlanırsa;

  • paydaşlardan biri taşınmazı satın alabilir,

  • taşınmaz serbest piyasada birlikte satılabilir,

  • birden fazla mal paylaşılabilir,

  • ödeme ve devir koşulları taraflarca belirlenebilir.

Anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi davası hâlâ açıktır.

Ancak dava başladıktan sonra tarafların üzerinde doğrudan kontrol sahibi olduğu çözüm seçenekleri daralabilir.

Bu nedenle ortaklığın giderilmesinde arabuluculuk:

davaya geçmeden önce doldurulması gereken bir form değil; taşınmazın ekonomik değerini ve tarafların kontrolünü korumak için kullanılabilecek gerçek bir müzakere alanıdır.

Ortaklığın giderilmesi davasının bütün hukuki süreci için Ortaklığın Giderilmesi Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Mehmet Serhat Tercan

Av. Mehmet Serhat Tercan, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olup Tercan Avukatlık Bürosu'nun kurucusudur.

Çalışmalarını özellikle ortaklığın giderilmesi, miras kaynaklı taşınmaz uyuşmazlıkları, arabuluculuk ve gayrimenkul uyuşmazlıkları üzerinde sürdürmektedir.

Bu yazıda yer verilen uygulama notları, farklı ortaklık uyuşmazlıklarında karşılaşılan çözüm modellerinden hareketle hazırlanmış olup taraflara veya somut dosyalara ilişkin kişisel bilgiler içermemektedir.

Av. Mehmet Serhat Tercan hakkında daha fazla bilgi →

İstanbul / Kadıköy Ofis Bilgileri

Tercan Avukatlık Bürosu

Fenerbahçe Mah.
Fener Kalamış Cad. No:65/3
Kadıköy / İstanbul

Telefon: 0532 659 48 54

Görüşmeler randevu ile gerçekleştirilmektedir.

İletişim ve randevu →

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Arabuluculuk stratejisi, taşınmaz devri, anlaşma belgesinin içeriği ve uygulanacak hukuki yol somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.