Makaleler / Kefalet Sözleşmelerinde Nitelikli Yazılı Şekil

 

Kefalet Sözleşmesi / TBK 583 / Kefalet Sözleşmesinde Nitelikli Yazılı Şekil / Kefalet Sözleşmeleri Şekil Şartı

TBK 583:

“Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.

Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.”

          Düzenlemesi ile kanun koyucu kefalet sözleşmelerinde nitelikli yazılı şekil şartı öngörmüştür. Kefalet sözleşmeleri TBK 583’de anılan şekliyle düzenlenmedikçe hüküm ve sonuç doğurmaz. Kanun koyucunun kefalet sözleşmelerine ilişkin yapmış olduğu bu düzenleme Türk Borçlar Kanunu Madde 20-25 arasında düzenlenen genel işlem koşulları denetimi ile amaçlanan korumanın, kefalet sözleşmelerinde zayıf konumda bulunan kefili koruma amacını taşıdığı ve genellikle hatır amaçlı yani karşılıksız yükümlülük altına girilen kefalet sözleşmelerinde , kefile, karşı karşıya olduğu tehlikenin (yükümlülüğün) süre ve kapsamını henüz düzenleme aşamasında hatırlatmak ve bir nevi kefili uyarmak olduğu anlaşılmaktadır.

            Türk Borçlar Kanunun 583. Maddesi uyarınca geçerli bir kefalet akdinden söz edebilmek için öncelikle kefalet sözleşmesi yazılı olmalı, kefil kendi el yazısıyla, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini kefalet belgesine yazmış ve belge kefil tarafından imzalanmış olmalıdır. Eğer müteselsil kefalet meydana getirilmek isteniyorsa belgede kefilin el yazısıyla bu husus belirtilmelidir. Belgede alacaklının kimliği belirli veya belirlenebilir olmalı, borçlunun kimliği kefalet senedinde mutlaka yer almalıdır ve asıl borç belli olmalıdır. (Şöyle ki “……’nin ……….’dan alacağı her türlü borca kefil olurum.” Şeklinde borcun sebebi kapsamı niteliğini belli etmeyen genel ifadeler geçersizliğe sebep olur.)

       Kefilin kim olduğu ve kefalet iradesi, sorumlu olunan azami miktar, kefalet tarihi ve imza kefilin el yazısı ile kefalet senedinde yer almamakta ise doktrinde yer alan hakim görüş ve Yargıtay uygulaması uyarınca kefalet sözleşmesi kesin hükümsüzlük yaptırımı ile karşılaşır. Müteselsil kefaletin kanunun aradığı şekilde kefalet belgesinde belirtilmemesi durumunda ise sözleşmenin tümden kesin hükümsüzlüğünden ziyade gündeme adi kefaletin varlığı gelecektir. Hakim önüne gelen uyuşmazlıkta kefaletin şekle aykırılığını tarafların öne sürmesine gerek olmadan re’sen araştırmak durumunda olduğundan bu şekle aykırılık her aşamada ileri sürülebileceği gibi re’sen de nazara alınır.

        Kesin hükümsüz yani nitelikli şekle aykırı düzenlenmiş kefalet sözleşmesini geçerli sanarak ifada bulunan kefil sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde verdiğinin iadesini öncelikle asıl borcun alacaklısından mümkün olmazsa borçludan talep edebilir. Ancak şekle aykırılığı dolayısıyla kesin hükümsüzlüğü bilerek ödemede bulunan kefilin bu ödemesi elden bağışlama oluşturur. (Doktrinde diğer bir görüş ifanın düzeltici etkisini göz önünde tutmaktadır.)

      Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2015/8437 E. 2016 / 2793 K. 06.04.2016 tarihli kararında; şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmadığını, bu durumda TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu tespit etmiştir.

     Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E: 2015 / 11952, K: 2016 / 5123 sayılı, 05.09.2016 tarihli kararında, " TBK'nın kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda TBK.nun 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan, mahkemece davalı kefil hakkındaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir. " Şeklinde hüküm tesis etmiştir.

Kefalet Vaadi:

         Türk Borçlar Kanunu madde 583 fıkra 2 uyarınca kanun koyucu kefalet vaadini de aynı nitelikli şekil şartına bağlı tutmuş olduğundan geçerli bir şekilde basit kefalet vaadi yapma imkanı ortadan kalkmıştır. Kefalet vaadi de ancak nitelikli şekilde düzenlenmekle geçerli olur.

Web sitemizde yer alan bu ve benzeri bilgiler öneri, tavsiye veya hukuki mütalaa değildir. Yazarımız veya büromuz bu sitede yer alan çözümlere, bilgilere, metinlere veya yayınlara dayanılmasından, kullanılmasından hareketle zarara uğranmasından dolayı sorumluluk kabul etmez.

Mehmet Serhat Tercan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

kefilliğin iptali, kefilliğin şartları, kefil olmak, kefilliğin geçersizliği, kefilliğim var mı, kefil oldum geçerli mi, kefalet geçerli mi, kefil olurken geçerlilik şartları, kefil avukatı sakarya, kefil avukatı ataşehir, kefil avukatı , istanbul geçersiz kefalet avukat