Makaleler / İzale-i Şuyu ( Ortaklığın Giderilmesi ) Paylı Mülkiyet – Miras Ortaklığı

 

İZALE-İ ŞUYU ( ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ )

Paylı Mülkiyet – Miras Ortaklığı

 

İzale-i şuyu yani ortaklığın giderilmesi davaları paylı mülkiyete tabi veya miras sonucu terekeye dahil olan mallar üzerinde kazanılan elbirliği ortaklıklarında, ortakların söz konusu malı paylaşma konusunda kendi aralarında bir uzlaşma sağlayamamaları üzerine yani rızai taksimin mümkün olmaması halinde oluşacak tıkanıklığı açmak adına Medeni Kanunumuzun öngördüğü çözüm yoludur. Kazai taksim yani dava yoluyla paylaştırmaya gidilebilmesi için hak sahiplerinden birinin bu ortaklığı sonlandırma iradesini ortaya koyması yeterli görülmekte, tüm hak sahiplerinin yahut belirli bir nisabın(çoğunluğun) bu yönde iradesi aranmamaktadır.

Miras Ortaklıkları, Türk Medeni Kanunun 640. maddesinin 1. fıkrası gereği elbirliği mülkiyetine tabidirler. Bilindiği üzere elbirliği mülkiyeti Türk Medeni Kanunun 703. maddesinde sayılan sebeplerle sona erer. Söz konusu sona erme sebepleri malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesi olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar için doğrudan ortaklığın giderilmesi davasını tek bir ortağın açması mümkün değildir, ancak paylı mülkiyete geçiş sağlandıktan sonra ortaklığın giderilmesi yoluna oybirliği aranmadan gitmek mümkündür. Fakat miras ortaklıkları söz konusu olduğunda Türk Medeni Kanunun 642. maddesinde yapılan özel düzenleme devreye girmektedir. Miras ortaklıklarında bu geçişe gerek olmadan doğrudan paylaşmanın talep edilmesi mümkün kılınmıştır. Bu durumda paylı mülkiyete nazaran bir dezavantaj olarak paylaşma davası ancak tüm miras ortaklarının muvafakati ile “terekeye dahil tek bir taşınmaza” yöneltilebilecektir. Aksi halde paylaşma davasının tek bir mirasçı tarafından tek bir taşınmaza yönelik açılması tüm terekenin paylaşılması sonucuna götürebilir. Halbuki paylı mülkiyete özgü ortaklığın giderilmesi davası ile doğrudan paya konu tek bir taşınmazdaki ortaklığı gidermek tek bir paydaş için mümkün görünmektedir.

Paylı mülkiyete konu taşınmazlar için düzenleme alanı bulmuş olan Türk Medeni Kanunu 698. maddesinde düzenlenen “paylaşma” ile Türk Medeni Kanunun 642. maddesinde düzenlenen “mirasın paylaşılması” düzenlemeleri birbirlerinden farklı kavramlardır. Dolayısıyla miras ortaklığı söz konusu olduğunda TMK 698vd. , paylı mülkiyet söz konusu olduğunda ise TMK 642vd. maddeleri söz konusu olacak ve dava dilekçesine dayanak teşkil edilecektir.

Bir mal üzerinde bulunan ortaklığın sona erdirilerek bireysel mülkiyete geçilmesi sonucunu doğuran ve izale-i şuyu davası olarak bilinen bu dava türü axio dubless yani çift taraflı etkide bulunan bir davadır. Bu davada davacı ve davalı aynı haklara sahiptir.

Gerek miras ortaklığında Türk Medeni Kanunu madde 642/2, gerekse paylı mülkiyette Türk Medeni Kanunu madde 699/2 uyarınca izale-i şuyu davasında öncelikle imkanları oluşuyorsa aynen taksim yani malın bölüştürülmesi yoluna gidilmeli, imkanları yoksa nakden taksim yani ortaklığın malın açık arttırma yoluyla satılmasına karar verilmelidir.

Web sitemizde yer alan bu ve benzeri bilgiler öneri, tavsiye veya hukuki mütalaa değildir. Yazarımız veya büromuz bu sitede yer alan çözümlere, bilgilere, metinlere veya yayınlara dayanılmasından, kullanılmasından hareketle zarara uğranmasından dolayı sorumluluk kabul etmez.

Mehmet Serhat Tercan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

istanbul izale-i Şuyu avukat, ortaklığın giderilmesi avukat ataşehir , Ortaklığın giderilmesi İstanbul Avukat, İzaleyi şuyu davası, izaleyi şuyu avukatı, izale-i şuyu dava dilekçesi, izalei şuur davası, miras paylaşma, mirası bölüşme, izaleyi şuyu Kadıköy avukat, izale-i şuyu Bağdat Caddesi avukat , ortaklığın giderilmesi Bağdat Caddesi avukat, Kadıköy miras paylaşma avukatı , Bağdat caddesi miras avukatı